BASINDA







AMALGAM Dfi DOLGUSU NEDENYLE
Dfi HEKMNN HUKUKSAL SORUMLULU⁄U
Yrd. Doç. Dr. Hasan PETEK*
GRfi
Gerek sa¤lk amacyla, gerekse estetik kayglarla insanlar a¤z ve difl
sa¤lklarna son yllarda büyük önem vermeye bafllamfllardr. Özellikle
difllerin çürüyen ksmlarna dolgu yaplmas da bu kapsamda de¤erlendirilmelidir.
Dolgu olarak amalgam dolgu (metal dolgular); porselen simanlar,
kompozitler (difl renginde dolgular) ve inlaylar (altn veya porselenden
hazrlanan döküm dolgular) kullanlmaktadr. Fakat amalgam
dolgunun vücuda zarar verdi¤i yönünde birçok habere de rastlanlmaktad
r1. Konunun öncelikle tbbi/bilimsel boyutu bulunmakla birlikte, ortaya
çkan zararn ne flekilde tazmin edilece¤i hukukçular da yakndan
ilgilendirmektedir. Bu çalflmada, öncelikle konu hakknda genel bilgi verilerek,
amalgam dolgu lehinde ve aleyhinde kamuoyundaki görüfller aktar
lacak, daha sonra hukukî sorumluluk boyutu incelenecektir2.
I. GENEL OLARAK
Latince amalgama kelimesinden türeyen amalgam (Arapça al-malgam:
merhem; ngilizce amalgamate: birlefltirmek), en basit tanmyla,
çok kuvvetli çözme özelli¤ine sahip olan sv cvann, bakr, gümüfl, altn
ve alkalimetaller (lityum, sodyum, potasyum vs.) gibi baz metallerle yapt¤
karflm (alaflm) ifade etmektedir3.
Difl dolgu maddesi olarak kullanlan (siyah dolgu veya gümüfl dolgu
olarak da adlandrlan) amalgam, içinde gümüfl, kalay, az miktarda bakr
ve çinkodan oluflan tozun sv cvayla karfltrlmasyla hazrlanr. Karfl-
___________________________________________________
(*) Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Hukuk Anabilim Dal.
(1) Örne¤in Almanyada 10 yldan uzun bir zamandr, özellikle halkn daha çok okudu¤u gazetelerde, amalgam
difl dolgusunun sa¤l¤a zararlar hakknda yazlar çkmaktadr (Schinnenburg, Wieland: Besonderheiten
des Arzthaftungsrechtes bei zahnärztlicher Behandlung, MedR 2000, s.187).
(2) Gerek amalgam dolgu hakkndaki genel bilgiler ve gerekse lehte ve aleyhte ileri sürülen görüfller, birçok farkl
internet sitesinden derlendi¤inden, her biri için ayrca kaynak gösterilmemifltir.
(3) Sadece cvann de¤il, di¤er tüm metallerin karfltrlmalar sonucu elde edilen alaflmlara da amalgam denilir.
Cvannkiler oldukça yaygn oldu¤undan, genelde cvann ismi söylenmeden adlandrlr (sodyum amalgam,
çinko amalgam gibi).
mn yaklaflk % 50sini oluflturan cva, metalleri birbirine ba¤layarak dayan
kl bir dolgu malzemesi yaratlmasn sa¤lar. Karflm, difl hekimi taraf
ndan diflte hazrlanan oyu¤a (kavite) konulur ve dolgu birkaç saatte
sertleflir.
Dünyada 150 yldan fazla süredir uygulanmakta olan ve ylda bir milyardan
fazla yapld¤ tahmin edilen amalgam dolgu hakknda, özellikle
difl hekimlerince lehte ve aleyhte görüfller ileri sürülmüfltür. Bu görüflleri
afla¤daki flekilde özetlemek mümkündür:
Lehteki Görüfller
Amalgam dolgunun görünümü estetik olmamakla birlikte, di¤er dolgu
malzemelerine göre daha ksa zamanda ve kolay uygulanabilen, çok dayan
kl ve ekonomik bir dolgu maddesidir. Porselen, altn ve beyaz dolgular
gibi dolgu malzemeleri hem daha pahaldrlar, hem de daha çok zaman ve
dikkat isterler. Ayrca altnn dflndakiler amalgam kadar uzun ömürlü de-
¤ildir. Özellikle arka difllerde (çi¤neme basncna dayanabilmesini için) günümüzde
kullanlan en iyi dolgu maddesi oldu¤u kabul edilmektedir.
Çok uzun zamandr devam eden uygulama, amalgam dolgu malzemesinin
güvenilir, sa¤lkl ve dayankl olarak kullanld¤n, içeri¤indeki
gümüfl, bakr, kalay gibi metallerin cvayla kimyasal reaksiyonlarnn
sert, stabil ve güvenli bir yap oluflturdu¤unu göstermektedir.
Amalgam dolgudaki cva miktar zehirli de¤ildir. Cva di¤er metallerle
birleflti¤inde kimyasal yaps de¤iflir ve zararsz hâle gelir. Çi¤neme
ve ö¤ütme sonucunda a¤zda aç¤a çkan cva miktar su, hava ve yiyeceklerle
alnan miktardan çok daha azdr; a¤zdaki dolgu says ne olursa
olsun, ortaya çkan toksik zehir hep limitin altndadr.
Bütün bilimsel arafltrmalarla cvann zararsz oldu¤u sonucuna var
lmfltr. Amalgamlar söküldü¤ünde cvann sebep oldu¤u düflünülen baz
hastalklarn iyileflti¤i iddia edilmesine karfln, bu konu bilimsel olarak
kantlanamamfltr4. Amalgam ancak cvaya alerjisi kesin olarak tespit edilenlerde
kullanlmamaldr; zaten bu da çok düflük bir olaslktr.
80 STANBUL BAROSU DERGS Cilt: 82 Say: 1 Yl 2008
___________________________________________________
(4) Hamm Eyalet Yüksek Mahkemesinin bir kararna konu olayda, hastann üç difline amalgam dolgu
uygulanmfltr. Bir süre sonra hastann sa¤lk durumunda kötüleflme (ilaçlarla tedavi edilen bafl a¤rs,
ortopedik ve nörolojik tedavi gerektiren srt ve boyun a¤rlar) bafllamfl; yaplan tedaviler bir sonuç
vermemifltir. Daha sonra bir sinir doktoru tarafndan da, ilaçla tedaviye bafllanmfl; yaplan bir testte
hastann tükürü¤ünde önemli miktarda cva tespit edildi¤inden, buna sebep oldu¤u düflünülen amalgam
dolgular sökülmüfltür. Ayn zamanda hastann sinir doktoru nezaretindeki tedavisi de devam etmifltir. Ksa
bir süre sonra hastann rahatszlklar ortadan kalkmfl ve yine çalflmaya bafllamfltr. Hastann, amalgam
üreticisine karfl açt¤ tazminat davasnda, mahkeme, öncelikle hastada kullanlan dolgularn daval
tarafndan üretilen dolgulardan oldu¤unun ve bu dolgu malzemesinin (sa¤l¤a zarar verecek derecede) hatal
oldu¤unun davac tarafndan ispatlanmas gerekti¤ini ortaya koymufltur. Davacya uygulanan dolgular
daval tarafndan üretilmifl olsa bile, bu dolgularn davacnn rahatszlklarna sebep oldu¤u (flikâyetlerinin
sadece amalgam dolgudan kaynakland¤) bilimsel olarak ispatlanamamfltr; dolgularn sökülmesinden
sonra rahatszlklarnn ortadan kalkmasnn da, tek baflna dolgularn davacnn sa¤l¤na zarar verdi¤ini
ispat edemeyece¤i belirtilmifltir. Çünkü amalgam dolgularn sökülmesinden sonra da, sinir doktoru
tarafndan tedaviye devam edilmifltir. Davacnn, sa¤l¤nda meydana gelen zarara amalgam dolgunun
sebep oldu¤unu (nedensellik ba¤n) ispatlayamamas sebebiyle, üreticiye karfl açt¤ dava reddedilmifltir
(VersR 2002, s.312). Ayrca bkz. LG Augsburg, VersR 1994, s.1478.
Amalgam dolguya karfl yürütülen kampanya, kompozit dolgu maddelerine
daha genifl bir pazar yaratma çabas içinde olan büyük flirketlerce
organize edilmektedir. Maliyeti daha düflük olan ve yapldktan sonra
nerdeyse ömür boyu hiçbir sorun çkarmayan amalgam dolgu yerine, k-
sa bir süre içerisinde mikrosznt veya aflnma nedeniyle de¤ifltirilecek
kompozit dolgularn kullanlmas, bu flirketlerin kazanç elde etmesini
sa¤layacaktr.
Amalgam dolgu maddesi, sadece sertleflme srasnda cva buhar
ortaya çkarr ve bu buhar, genelde ona uzun süre maruz kalan difl hekimleri
için tehlikelidir. Hastann ald¤ dozda cvay normal insanlar, flehir
yaflamnda egzoz gazlarndan birkaç misli olarak almaktadrlar. Örne-
¤in fabrika atklaryla kirlenen sularda avlanan balklardan veya midyelerden,
insan vücuduna amalgam dolgudakinden çok daha tehlikeli dozda
cva geçmektedir. Günlük hayatta kullanlan makyaj malzemelerinde,
el kremlerinde bile amalgam dolgudakinden daha fazla cva vardr.
ABD ve Portekizde yaplan arafltrmalar, difl dolgusunda kullanlan
cvann çocuklarn zihinsel geliflimini olumsuz yönde etkilemedi¤ini, di¤er
insanlarda da nörolojik ya da böbrek sorunlarna yol açmad¤n ortaya
koymufltur.
Bilimsel yaynlarda, amalgamn alerjik olmasndan daha ciddi bir
yan etkisi rapor edilmemifltir. Alerji olgular da, 150 ylda 100 olguyu geçmemektedir.
Amalgam dolgularn sökülmesiyle multiple skleroz rahatszl¤nn
iyiye gitmesi veya amalgamn arthritis (eklem romatizmas), Alzheimer gibi
rahatszlklara neden oldu¤u gibi iddialar da tamamen gerçek dfldr
ve bilimsel bir dayana¤ bulunmamaktadr.
Aleyhteki Görüfller
Amalgam dolgu yaplrken maddenin solunmas ya da do¤rudan
parçalarnn yutulmas, dolgunun de¤istirilmesi gerekti¤inde eski dolgunun
difl hekimi tarafindan parçalanrken veya dolgu yapldktan sonra
zamanla aflnan dolgunun yemek yerken ufalanarak yutulmas (önce sindirim
sistemine sonra da kana karflmas) ya da tükürük yollaryla cva
insan vücuduna girmektedir.
Nasl uranyum, plutonyum gibi toksik radyoaktif elementler az
miktarda bile olsa tehlikeliyse, cva gibi son derece toksik bir maddeyi her
gün ufak dozlarda almak da, insan yavafl yavafl ve sinsi bir flekilde zehirlemektedir.
Her dolgunun günde yaklaflk 10 mikrogram cva sald¤
bilinmektedir.
Amalgam dolgusu olan insanlar üzerinde yaplan otopsi çalflmalar
nda, vücut içerisindeki cvann beyin, mide, barsaklar, karaci¤er, böbrekler
ve difl etlerinde birikti¤i tespit edilmifltir. Kiflinin a¤zndaki dolgu
says fazlaysa, o oranda fazla cva bulunmufltur.
Amalgam Dolgu ve Sorumluluk H. Petek 81
Hayvan deneyleri göstermifltir ki, cva çok hzl bir flekilde vücuda
yaylarak hassas organlar olumsuz etkileyebilmektedir. Kanadal bilim
adamlarnn koyunlar ve maymunlarda yapmfl olduklar amalgam dolgulardan
yaklaflk 1 ay sonra mide, barsaklar, böbrekler ve difl etlerinde c-
va birikimlerine rastlanmfl ve koyunlarda böbrek fonksiyonlar % 50 oran
nda yavafllamfltr.
Amalgam dolgudaki cva temel olarak, beyindeki sinir hücrelerine
zarar vererek sinir sistemine etki eder. Sinirlilik, bafl dönmesi, bafl a¤r-
s, halsizlik, ksrlk, böbrek rahatszlklar, hafza kayb, uykusuzluk ve
depresyon, saç dökülmesi, romatizma ve eklem iltihab, ifltahszlk, sk
sk gribal enfeksiyonlara yakalanma, sinüzit komplikasyonu fleklinde nörolojik
semptomlara yol açar; a¤z tadn de¤ifltirdi¤i için damak tadn da
etkiler.
fiikâyetleri bulunan hastalarn, amalgam dolgularnn çkartlmas
ndan sonraki ilk 1 yl içerisinde, flikâyetlerinin büyük ço¤unlu¤u (% 83)
ortadan kalkmfltr
Alzheimer hastal¤ oluflmasnda önemli rol oynamaktadr. Alzheimer
rahatszl¤nn nedeninin % 80 orannda amalgam dolgular olabilece¤
i tahmin edilmektedir.
Parkinson ve MS hastal¤na amalgam dolgularn sebep olup olmad¤
konusundaki arafltrmalar devam etmektedir.
Hamile bayanlarn amalgam dolgular, do¤acak çocuklarna da zarar
vermektedir; annenin vücudundaki cva, plasentadan cenine geçmekte
ve ceninin beynine ulaflmaktadr. Hamile koyunlara amalgam dolgu
yapldktan 48 saat sonra cvann plasentaya geçti¤ini kantlayan bilimsel
çalflmalar mevcuttur. Annenin amalgam dolgusundaki cva, do¤umdan
sonra da anne sütü yoluyla çocu¤a geçmektedir.
II. BLMSEL DE⁄ERLENDRME
Yukarda da görüldü¤ü üzere, amalgam difl dolgusu kullanlmas/
kullanlmamas yönündeki tartflmalarda, ciddi iddialar ortaya atlmaktad
r. Bazlar, içerisinde cva olan bir maddenin vücut içerisinde
(hem de a¤zda) kesinlikle bir zarara sebep olaca¤n, hatta hamile kiflilerde
cenin üzerinde de etkili olaca¤n düflünüp, amalgam dolguya karfl
cephe almaktadr. Amalgamn zararl etkilerinin flu ana kadar kesin olarak
ispatlanamamfl olmas, amalgam lehine söylenenlerin de hemen kabul
edilmesini sa¤lamamaktadr. Bu sebeple, önce konunun ksaca bilimsel
de¤erlendirilmesi yaplmal, zarar gördü¤ünü iddia edenler karflsnda
difl hekiminin hukukî sorumlulu¤u daha sonra incelenmelidir5.
82 STANBUL BAROSU DERGS Cilt: 82 Say: 1 Yl 2008
___________________________________________________
(5) Çalflmamzda amalgam difl dolgusu üreticisinin sorumlulu¤una de¤inilmeyecektir. Amalgam difl
dolgusu, ilaç olarak kabul edilmelidir. Türk Hukukunda 1262 sayl spençiyari ve Tbbi Müstahzarlar
Kanunu (RG., 26.5.1928, S.898), ilaçlarla ilgili konular düzenlemektedir; fakat bu Kanunda ilaç
üreticisinin sorumlulu¤una iliflkin hiçbir düzenleme bulunmamaktadr. Aslnda Türk Hukukunda,
Toksikologlar, cvann vücutta yeri olmad¤n (bulunmamas gerekti-
¤ini) her zaman belirtmektedir. Difllerde dolgu maddesi olarak kullanlan
amalgam içerisinde bulunan cva (örne¤in yemeklerin a¤zdaki sindirimi,
difl gcrdatmas, scak veya asitli yiyeceklerin a¤z yoluyla alnmas esnas
nda) cva buharlar oluflturmakta ve bu cva buharlar solunum yoluyla
vücuda geçmektedir. Sindirim yoluyla ba¤rsaklara ulaflan cva, ba¤rsaklar
tarafndan hiçbir zaman kabul edilmemekte, vücuttan dflar atlmaktad
r. Fakat a¤zda oluflan cva buharlarnn solunum yoluyla ci¤erlere
kadar gitmesi büyük tehlike yaratmaktadr. Cva buharlar akci¤er
yoluyla sinir ve hücre zehiri olarak kana karflmakta, böylece di¤er organlara,
hatta beyine kadar ulaflarak zehirlenmelere yol açabilmektedir. Konsantrasyonu
çok az da olsa, amalgam dolgu maddelerinde bulunan cva,
bakr ve çinko vücuda yaylarak tehlike oluflturabilmektedir. Ancak difl
hekimleri böyle bir tehlikeyi genellikle ciddi görmediklerinden, hastalar-
na açklamamaktadr. Toksikologlar ise, amalgam zehirlenmelere karfl
toplumu devaml uyarmakta, hatta difllerde dolgu maddeleri olarak a¤r
metallerin kullanlmasnn yasak edilmesini de istemektedir6.
Hemen belirtilmelidir ki, amalgam dolgu konusunda tüm dünyada
benzer tartflmalar yaflanmasna ra¤men, hâlen en çok kullanlan dolgu
malzemesi olma niteli¤ini de korumaktadr. Hakknda zararl etkileri bulundu¤
u yönünde iddialar olmasna karfln, kendisine alternatif olabilecek
baflka bir dolgu maddesi bulunamamfltr. En büyük alternatifi olan
kompozit dolgunun da olumsuz yönleri mevcuttur7. Bununla birlikte, kamuoyunda
amalgam dolgu hakkndaki olumsuz görüfllerin etkisiyle, res-
Amalgam Dolgu ve Sorumluluk H. Petek 83
___________________________________________________
5. dipnot devam: üreticinin sorumlulu¤una iliflkin özel bir kanun da mevcut de¤ildir. 4077 sayl Tüketicinin Korunmas
Hakknda Kanunda (RG., 8.3.1995, S.22221), tüketicinin korunmas bakmndan üreticinin sorumlulu¤
u düzenlenmeye çalfllmfltr; fakat konunun ayrntlar, Aypl Maln Neden Oldu¤u Zararlardan
Sorumluluk Hakknda Yönetmelikte (RG., 13.6.2003, S.25137) düzenlenmifltir. Sorumlulu¤un
flartlarnn bir yönetmelikle düzenlenmesi, özellikle kusursuz bir sorumluluk getirilmesi mümkün olmad¤
ndan, -yönetmelik hükümlerine ra¤men- üreticinin sorumlulu¤unun kusursuz bir sorumluluk
oldu¤unu kabul etmek mümkün de¤ildir. Bu sebeple hukukumuzda üretici, genel haksz fiil sorumlulu¤
u esaslarna göre (BK.m.41 vd.) sorumlu tutulabilir. Hukuka aykr fiil, kusur, zarar ve nedensellik
ba¤, üreticinin sorumlu tutulabilmesi için bulunmas zorunlu unsurlardr. Günümüzün tbbi verilerine
göre amalgam dolgunun bir zarara sebep oldu¤u kesin bir flekilde ispatlanamad¤ndan, sorumlulu¤
un unsurlar eksik olacak ve üreticiye karfl açlan tazminat davalar sonuçsuz kalacaktr
(Bu konuda Alman Hukukundan baz örnekler için bkz. OLG Hamm, VersR 2002, s.312; LG Augsburg,
VersR 1994, s.1478). Bununla birlikte, amalgam üreticisinin, kullanclara karfl gerekli uyar
yükümlülüklerini yerine getirmemesi, hastann serbestçe karar verebilece¤i flekilde açklama yapmamas
sebebiyle, en azndan amalgam dolgunun baflka bir dolguyla de¤ifltirilmesi masraflarn ve hastan
n manevî zararn tazmin etmesi gerekti¤i kabul edilmelidir.
(6) Pehlivan, Mustafa / Pehlivan, Erol / Özler, Mehmet Ali: nsan Sa¤l¤ Üzerine Cva ve Cva Bilefliklerinin
Etkisi, Çevre Dergisi 1993/8, s.34 (http://www.ekolojidergisi.com.tr/resimler/8-6.pdf).
(7) Schinnenburg, s.187. Kompozit (difl renginde) dolgularn en büyük avantaj, estetik olmalardr. Ayr
ca bu dolgular difllere iyice ba¤land¤ için difl dokularn destekler, krlmalar ve scaklk geçmesini
engeller. Kompozitler, yalnzca çürükleri restore etmek için de¤il, difllerin rengini ve biçimini de¤ifltirerek
kozmetik etkileri için de kullanlabilmektedir. En önemli dezavantaj, ifllem sonras duyarllklar
n olmasdr. Dolgularn renkleri, kahve, çay gibi boyayc yiyeceklerle de hafifçe de¤iflebilmektedir.
Pahal olmalar, amalgam dolguya göre daha ksa süre dayanmalar, hastaya daha uzun sürede
uygulanabilmeleri de di¤er dezavantajlardr.
mî makamlarca baz önlemlerin alnd¤ görülmektedir. Örne¤in Almanyada
Federal Sa¤lk Dairesi ile Federal laç ve Tbbi Ürünler Entitüsü,
alerjisi olanlar ile böbrek rahatszl¤ olanlarda bu tür dolgunun kullanlmamas
n tavsiye etmifltir. Alt yafln altndaki çocuklarda amalgam dolgu
kullanlmas genel olarak yasaklanmamfl olmakla birlikte, amalgam
tedavisinin gerekli olup olmad¤ konusunda özel bir dikkat gösterilmesi,
özellikle üç yafln altndaki çocuklarda buna azami dikkat edilmesi gerekti¤
i belirtilmektedir. Benzer endiflelerle -her ne kadar günümüz tp biliminin
verilerine göre, amalgam dolgunun gerek anneye ve gerekse anne karn
ndaki cenine herhangi bir zarar oldu¤u yönünde kesin bilgiler bulunmasa
da-, hamile kiflilerde de gerekli olmad¤ sürece amalgam dolgudan
kaçnlmas gerekti¤i ifade edilmektedir8.
Görüldü¤ü gibi Almanyada, tedbiren amalgam dolgunun baz kiflilerde
kullanlmamas resmî makamlarca tavsiye edilmektedir. Amalgam dolgunun
bu kiflilerde kullanlmamasna yönelik bir yasak bulunmamas9,
bu dolgu malzemesi aleyhine flimdilik herhangi bir bilimsel verinin bulunmamas
ndan kaynaklanmaktadr. Fakat gelece¤e yönelik endifleler,
en azndan baz riskli gruplarda önlem alnmasn gerektirmektedir.
Gerçekten de amalgam dolgudan uzak durulmas yönündeki tüm iddialara
ra¤men, flu ana kadarki bilimsel veriler amalgam dolgunun yasaklanmas
na yeterli flekilde sa¤l¤a zararl etkileri oldu¤unu ortaya koyamamaktad
r10. Baz Alman mahkeme kararlarnda dile getirilen sa¤l-
¤a zararl etkileri olabilece¤i yönündeki görüfller, bilim dünyasnda flüpheyle
karfllanmaktadr. Amalgam dolgunun, di¤er dolgu malzemelerine
84 STANBUL BAROSU DERGS Cilt: 82 Say: 1 Yl 2008
___________________________________________________
(8) Pfeffer, Helmut / Kurz, Peter: Die rechtliche Situation für den Zahnarzt bei der Verwendung von
Amalgam, MedR 2001, s.235-236; Schinnenburg, s.187; OLG Koblenz, NJW 1999, s.3420. Ayrca
bkz. Will, Christoph / Reinhold, Andreas / Schwandt, Peter / Wartensleben, Herbert: Amalgam
und Arzthaftung, RPG 1996, s.66 vd.
(9) Almanyada bütün amalgam dolgu türlerinin kullanlmas tamamen yasaklanmamfl olmakla birlikte,
1992 ylnn Mart ayndan beri, Gamma 2- ihtiva eden amalgam dolgularnn kullanlmas, Alman
Sa¤lk Bakanl¤ tarafndan yasaklanmfltr. Gamma 2- taflmayan amalgamlar, Gamma 2- içeren
amalgamlara göre daha az konsantrasyonda vücuda cva verirler. Ülkemizde ise hâlâ Gamma 2- ihtiva
eden amalgamlar difllerde dolgu maddesi olarak kullanlmaktadr (Pehlivan/Pehlivan/Özler,
s.35).
(10) Yaplan çok genifl kapsaml arafltrmalarda, amalgam dolgu aleyhine somut sonuçlara ulafllamamflt
r. Tüm dünya çapnda ise, sadece 37 olayda, amalgam alerjisi sebebiyle hastalarn zarar gördü¤ü
(vücutlarnda kzarklklar ve kabarklklar olufltu¤u, kaflntya sebebiyet verdi¤i) tespit edilmifltir
(Schinnenburg, s.187).
Yaplan arafltrmalarda, difllerinde amalgam dolgu bulunan hastalarn teneffüs etti¤i havada, kontrol
gruplarna göre daha yüksek cva oran tespit edilmifltir. Sakz çi¤neme veya difl frçalamadan sonra
teneffüs edilen havada ve tükürükte bu oran artmaktadr. Amalgam dolgulardan çözülen cva miktarlar
de¤iflik yöntemlerle birçok arafltrmac tarafndan ölçülmüfltür. Okabe, Oyama ve Habu l cm2
amalgamdan bir haftada flalin içinde çözülen cva miktarn, günlük yiyecek ve içeceklerle alnan dozdan
daha düflük bulmufllardr. A¤z içinde 12 veya daha fazla amalgam dolgu bulunan bireylerde
amalgamdan alnan günlük cva dozu, yiyecek ve içecekler yoluyla alnan civann ancak % 10?u kadard
r. A¤zda 20 amalgam dolgu yüzeyi bulunan bireylerde günlük 18 mikrogram-cva çözüldü¤ü
belirtilmektedir. (Uluslararas Sa¤lk Kuruluflunun cva için belirledi¤i tolerans snr, günlük 43 mikrogramd
r) (Pehlivan/Pehlivan/Özler, s.34).
göre daha iyi veya zararl oldu¤u yönünde ciddi veriler bulunmamaktadr;
her malzemenin yararl ve zararl yönleri bulundu¤undan, böyle bir karfl
lafltrma yaplmas mümkün olmad¤ gibi, do¤ru da de¤ildir. Dünya
Sa¤lk Örgütü (WHO) ve Dünya Diflçiler Birli¤i de (FDI) benzer yönde açklamalar
yaparak, amalgam dolgunun, di¤er dolgu malzemeleri gibi yan
etkileri ve tehlikeleri oldu¤unu, fakat bunlarn di¤erlerinden daha fazla
olmad¤n belirtmifltir11.
III. HUKUKÎ DE⁄ERLENDRME
A) Dfi HEKM LE HASTA ARASINDAK LfiKNN HUKUKÎ N-
TEL⁄
Hukukumuzda ne hekimin, ne de difl hekiminin sorumlulu¤una ait
özel bir düzenleme bulunmaktadr. Hekimlerin sorumlulu¤unda oldu¤u
gibi, difl hekimlerinin sorumlulu¤unda ortaya çkan hukukî uyuflmazlklar
da, Borçlar Hukukunun genel nitelikteki hükümleriyle çözümlenmeye
çalfllmaktadr. Buna göre, difl hekimi ile hasta arasnda önceden kurulmufl
geçerli bir sözleflme bulunuyorsa, sorumluluk için bu sözleflmeye
iliflkin kanunî düzenlemeler (ve Borçlar Kanununun 96 ve devam maddeleri);
böyle bir sözleflmesel iliflki bulunmamas durumunda ise, Borçlar
Kanununun haksz fiile iliflkin 41 ve devam maddeleri uygulama alan
bulur.
Difl tedavisine bafllanmadan önce, difl hekimi ile hastann ayrntl bir
flekilde görüflmesi ve aralarnda bir sözleflme iliflkisinin kurulmas12 iflin
do¤as gere¤i oldu¤undan, bu tedaviden kaynaklanan uyuflmazlklar
haksz fiile göre de¤il, sözleflmeye aykrlk esaslarna göre çözümlenmelidir.
Türk Hukukunda, hekim ile hasta arasnda kurulan sözleflmenin hukukî
niteli¤i hakknda birçok görüfl bulunmakla birlikte, bu sözleflmenin
vekâlet sözleflmesi oldu¤u gerek ö¤retide gerekse mahkeme kararlarnda
baskn olarak kabul edilmektedir13.
Bununla birlikte, difl hekimi ile hastas arasndaki sözleflme, farkl
bir de¤erlendirmeyi gerekli klmaktadr. Gerçekten de, difl hekimlerinin
yapt¤ tedavi, bir sonuç yaratmaya yönelik olarak görülebilir; bu açdan
bakld¤nda, Borçlar Kanunumuzda düzenlenen eser sözleflmesi niteli-
¤inde kabul edilmelidir. Çünkü difl hekimi, difl çekme, difl tafllarn temizleme,
dolgu yapma, protez difl yapma fleklinde baz sonuçlar yükümlen-
Amalgam Dolgu ve Sorumluluk H. Petek 85
___________________________________________________
(11) Pfeffer/Kurz, s.236; Will/Reinhold/Schwandt/Wartensleben, s.68.
(12) Difl hekimi ile hasta arasndaki sözleflme herhangi bir flekle ba¤l olmad¤ndan, açk veya zmnî,
yazl veya sözlü olabilir.
(13) Bu görüfller için bkz. Ayan, Mehmet: Tbbî Müdahalelerden Do¤an Hukukî Sorumluluk, Ankara
1991, s.51 vd. Vekâlet sözleflmesinde, bir fleyin (eserin veya sonucun) meydana getirilmesi de¤il,
belirli bir do¤rultuda çalflma (hastaya sa¤l¤n kazandrc yönde özenle çalflma) borcu
yüklenilmektedir; vekil, sonucun arzu edilen gibi gerçekleflmemesinden -kusuru bulunmad¤ sürecemektedir.
Fakat, difl tedavisinin baflaryla sonuçlanmasnn niteli¤i bak-
mndan objektif olarak taahhüt edilmeye elveriflli olmamas ve eser sözleflmesinin
eserin teslimi ile muayenesine iliflkin hükümlerinin uygulanmas
na olanak tanmamas, difl tedavisinin eser sözleflmesine konu oluflturamayaca¤,
vekâlet sözleflmesi saylmas gerekti¤i de kabul edilebilir14.
Bizce, difl tedavisinde, bir eser meydana getirilmesi veya bir sonucun
taahhüt edilmesi mümkünse, eser sözleflmesi hükümlerine göre de¤erlendirilmelidir;
çünkü tp biliminin ve uygulamada yararlanlan teknik
araçlarn geliflmesi, difl hekiminin baz müdahalelerde sonucu taahhüt
edebilmesine de olanak sa¤lamfltr. Bu tür müdahalelerde eser sözleflmesine
dayanmak, hastann haklarn daha kolay koruyabilece¤i ayba karfl
tekeffül hükümlerinin uygulanmasn sa¤lar; böylece, hastann tazminat
talebinden baflka, onarm, sözleflmeden dönme ve bedelin indirilmesi
gibi seçimlik haklar do¤ar. Di¤er (sonucun garanti edilemeyece¤i) müdahalelerde
ise, vekâlet sözleflmesi hükümleri uygulanmaldr15. E¤er difl hekimi
tarafndan yürütülen tedavide, ksmen eser sözleflmesi ksmen de
vekâlet sözleflmesi unsurlar bulunmaktaysa (örne¤in tedavi ve protez yap
m bir arada borçlanlmflsa), sözleflmeye vekâlet sözleflmesi hükümleri
86 STANBUL BAROSU DERGS Cilt: 82 Say: 1 Yl 2008
___________________________________________________
(14) Tando¤ana göre, Her fleyden önce, maddî olmayan bir sonuç, ancak mahiyeti bakmndan bir
çalflma sonucu olarak vaad edilmeye elveriflli oldu¤u takdirde bir istisna sözleflmesinin konusunu
oluflturabilir. Bir ö¤retim, dava veya tedavide belli baflarl bir sonuca eriflilmesi, bu husus mahiyeti
gere¤i tartlamayan ve yükümlülük altna girenin gücü dflnda kalan faktörlere ba¤l oldu¤undan,
gerçeklefltirilece¤inin önceden yükümlenilebilmesine elveriflli (versprechbar) de¤ildir. Bu yüzden özel
bir ö¤retim sözleflmesi, difllerin veya bir hastal¤n tedavisine, cerrahî bir ameliyata, hatta vücudun
sa¤l¤a kavuflturulmas ile ilgili olmayan bir estetik ameliyata iliflkin sözleflmeler istisna sözleflmesi
olarak nitelendirilemezler. Estetik ameliyat snrda kalan bir hâl olmakla birlikte, onda da cerrahî
müdahalenin yüksek kiflisel karakteri ve taraflar arasndaki belirgin güven iliflkisi dolaysyla
vekâlet hükümleri uygulanmaldr. (Tando¤an, Halûk: Borçlar Hukuku Özel Borç liflkileri, C.2, 4.
Bask, stanbul 1989, s.21).
(15) Bir Yargtay kararnda da benzer sonuca ulafllmaktadr: Eser (istisna) sözleflmelerinde, sadece bir
hizmette bulunmak de¤il, ayn zamanda eser denilen olumlu-olumsuz bir sonucun taahhüdü
sözkonusudur. Sonuç gerçekleflmezse zarardan yüklenici sorumlu olur.
2- Bir hasta ile onu tedavi eden doktor ve bir avukat ile onun müvekkili arasndaki iliflki, vekâlet
sözleflmesinin konusunu oluflturur. Doktor, hastasna tbbî yardmda ve avukat da hukukî yardmda
bulunmay taahhüt ederler; ancak, hastay iyilefltirme ve davay kazanma gibi bir sonucun
taahhüdü, vekâlet sözleflmesinde söz konusu olamaz. Hasta ölse veya dava kaybedilse dahi tbbî
yardmda bulunan doktor ile hukukî yardmda bulunan avukat yaptklar yardmn karfll¤ olan
ücret hak kazanrlar ve kusurlar dflnda sorumlu olamazlar.
Eser (istisna) sözleflmelerinde ise, sadece bir hizmette bulunmak de¤il, ayn zamanda eser denilen
olumlu-olumsuz bir sonucun taahhüdü söz konusudur. Sonuç gerçekleflmezse, meydana gelen
zarardan yüklenici sorumlu olur.
Bir difl doktorunun, kanal tedavisi de¤il de, takma difl yapmas (protez) ifli ve bir cerrahn
tedavi de¤il de güzellik amacyla insan vücudu üzerindeki tbbî müdahalesi (olaymzda oldu¤u gibi)
ifli, BK.nn 355 ve devam maddelerinde düzenlenmifl bulunan istisna (eser) sözleflmesinin
konusunu oluflturur. 15.HD., 3.11.1999, 4007/3868 (YKD., 2000/5, s.723-724).
Görüldü¤ü gibi Yargtay, sonucun garanti edilebildi¤i ve bir eser ortaya konuldu¤u (takma difl
yaplmas -protez) hâllerde eser sözleflmesi, sonucun taahhüt edilmeyip sadece tedavinin üstlenildi¤i
(kanal tedavisi gibi) hâllerse ise vekâlet sözleflmesi bulundu¤u fikrindedir. Bu görüflten hareketle,
kanaatimizce, amalgam dolgu yaplmas, bir sonuç garanti edildi¤i ve difl hekimi el becerisini de
ortaya koyarak (bir bakma sanatç gibi) bir eser yaratt¤ için, eser sözleflmesi olarak
nitelendirilmelidir.
uygulanmaldr. Çünkü böyle bir sözleflmede asl edim hastal¤n tedavisi
olup, protez, bu amacn elde edilmesi bakmndan bir araç niteli¤indedir.
Bu sebeple, protez yapmna iliflkin edime de, asl edimin tâbi oldu¤u
hükümler uygulanmaldr16.
Alman Hukukunda, difl hekimi ile hasta arasndaki hukukî iliflki,
hizmet sözleflmesi olarak nitelendirilmektedir17. Bu iliflkinin vekalet sözleflmesi
olarak nitelendirilmemesi, - Türk Hukukundan farkl olarak- Alman
Hukukunda vekalet sözleflmesinin ancak ivazsz olabilmesi yüzündendir;
bu sebeple, ivazl olmas gereken hizmet sözleflmesi niteli¤inde
görülmektedir. Difl protezi yaplmas, dolgu yaplmas veya difl tafl temizlenmesi
gibi faaliyetler olsa bile, eser sözleflmesi olarak de¤erlendirilmemektedir.
Çünkü bu hâllerde de, difl hekimi bir sonucu garanti etmemektedir;
difl hekiminin hâkimiyet alan dflndaki insan vücudunun herhangi
bir reaksiyonu, yaplan tedavinin baflarl sonuçlanmasn engelleyebilir18.
Sözleflme iliflkisinin hizmet sözleflmesi olarak nitelendirilmesi, tedavinin
herhangi bir nedenle baflarya ulaflmamas hâlinde, difl hekiminin
bir sonucu ortaya koydu¤unu ispatlayarak sorumluluktan kurtulmasn
da engeller. Alman Federal Mahkemesi de, difl protezi yaplmasna yönelik
iliflkiyi, hizmet sözleflmesi olarak nitelendirmifltir. Difl hekimi bu hâlde,
protez yaplan difli kurtarmay garanti etmemekte, difl hekimli¤inin
genel kabul görmüfl bilimsel esaslarna uymay ve uygun malzeme kullanmay
taahhüt etmektedir19.
Amalgam Dolgu ve Sorumluluk H. Petek 87
___________________________________________________
(16) Bu konudaki di¤er görüfller için bkz. Ayan, s.52-53. Örne¤in Tando¤an (s.72), bu tür sözleflmelerin,
kanunun çeflitli sözleflme tiplerinde öngördü¤ü unsurlarn kanunun öngörmedi¤i bir tarzda bir araya
gelmesiyle oluflan karma sözleflmelerden, kombine akitlere dâhil oldu¤u görüflündedir. Bu sözleflme
türünde, taraflardan birinin edimi birden fazla sözleflmeye iliflkin hükümler içermekte, di¤er taraf ise
sadece bir edim (genellikle para ödemeyi) yükümlenmektedir. Bu sözleflmelerden kaynaklanan
uyuflmazlklarn nasl çözümlenece¤ine iliflkin farkl görüfller bulunmakla birlikte, genel olarak kabul
edilen, yaratma (kyas) kuramn uygulayarak sorunun çözümlenmesidir. Bu kurama göre, karma
sözleflmeler kanunla düzenlenmedi¤i için bu sözleflmelere herhangi bir kanun hükmü do¤rudan de¤il,
kyasen uygulanmaldr. Hâkim, gerekti¤inde taraf iradelerine ve menfaatlerine göre çeflitli tiplere ait
unsurlar ba¤dafltrmal, gerekti¤inde sadece bir tipe ait unsurlar uygulanmal ya da genel hükümlere
baflvurulmal; bu flekilde sonuca varlamazsa, kendisi Medenî Kanunun 1. maddesine göre kural
koymaldr. Bu konuda bkz. Tando¤an, Halûk: Borçlar Hukuku Özel Borç liflkileri, C.I/1, 6. Bask,
stanbul 1990, s.69 vd.
(17) Könning, Angela: Zur Rechtsnatur des Zahnarztvertrages, VersR 1989, s.223 vd.; Deutsch, Erwin:
Die Haftung des Zahnarztes bei der zahnärztlichen Behandlung, VersR 1983, s.994; Schinnenburg,
s.185; Deutsch, Erwin / Spickhof, Anderas: Medizinrecht, 5. Auflage, Berlin 2003, s.178, kn.281;
BGH, VersR 1975, s.347; LG Karlsruhe, NJW-RR 1996, s.755.
(18) Difl hekimi ile difl teknisyeni (laboratuar) arasnda ise, eser sözleflmesi mevcuttur. Çünkü difl
teknisyeni aralarndaki iliflkiye göre, uygun flekildeki sonucu (protezi) difl hekimine teslim etme borcu
altndadr. Hasta ile difl teknisyeni arasnda herhangi bir sözleflme iliflkisi bulunmamaktadr; ancak,
difl hekimi ile difl teknisyeni arasndaki sözleflmeden, üçüncü kifliyi koruyucu etkili sözleflme
kapsamnda, hastann da taleplerde bulunmas mümkün olabilir. Fakat hastann do¤rudan difl
teknisyenine baflvurmas yerine, difl hekimine karfl, protezin teknik (protezin türü ve büyüklü¤ü,
içeri¤i, rengi vs.) açdan hatal imali sebebiyle eser sözleflmesi hükümlerine göre talepte bulunmas
daha uygundur (Schinnenburg, s.186); Könning, s.229; Deutsch, s.994; Deutsch/Spickhof,
s.179, kn.281. Ayrca bkz. BGH, VersR 1975, s.347; LG Karlsruhe, NJW-RR 1996, s.755).
(19) BGH, VersR 1975, s.347-348. Benzer bir karar için bkz. LG Karlsruhe, NJW-RR 1996, s.755 vd.
B) AMALGAM DOLGU SEBEBYLE HUKUKÎ SORUMLULUK
Difl hekimi ile hasta arasndaki iliflkiden, amalgam dolgu kullanlmas
sebebiyle difl hekimi aleyhine bir sorumlulu¤un do¤abilmesi için, difl
hekiminin sözleflmeye aykr kusurlu bir davranflnn bulunmas, bunun
sonucunda hastann bir zarara u¤ramas ve davranfl ile zarar arasnda
uygun nedensellik ba¤nn olmas koflulunun gerçekleflmesi gerekir.
Bu konuda Türk mahkeme kararlarna yansyan bir karar henüz bulunmamakla
birlikte, Alman Hukukunda difl hekimleri, -bilimsel bir kesinlik
bulunmamasna ra¤men-hastalarnn difllerine uyguladklar amalgam
dolgunun sebep olabilece¤i (veya sebep oldu¤u iddia edilen) zararlar yüzünden
maddî ve manevî tazminat talepleriyle karfl karflyadr. Almanyada bu
konuda baz davalar da açlmasna karfln, hepsi reddedilmifltir20.
Bu davalarda mahkemeler öncelikle, amalgam dolgu kullanlmasnn
bir tedavi hatas olup olmad¤n incelemifltir. Her ne kadar amalgam dolgularda
yüksek miktarda cva bulunmasna ra¤men, bunun sa¤l¤a zarar
verecek derecede tehlike taflmad¤na hükmedilmifltir; söz konusu cva
miktar, güncel bilimsel veriler fl¤nda, toksikolojik tehlike taflmas için
gerekli snrlarn altnda kalmaktadr. Resmî makamlarca belirtilen tedavi
flekilleri arasnda bu tür tedaviye de yer verilmesi, difl hekimlerinin herhangi
bir tedavi hatasnn bulunmad¤n göstermektedir. Resmî makamlar
n, çocuklarda veya hamilelerde gerekli olmad¤ takdirde amalgam
dolgu kullanlmamas yönündeki tavsiyeleri, sadece tedbir niteli¤i tafl-
maktadr; böyle bir flüphe, amalgam dolgunun sa¤l¤a zararl oldu¤unu
ve bu sebeple difl hekiminin tedavi hatas yüzünden sorumlulu¤unu kabul
etmeye yeterli de¤ildir21.
Bununla birlikte, difl hekiminin aydnlatma yükümlülü¤ünü ihlal etti¤
i kanaatine varld¤nda, böyle bir sorumluluk söz konusu olabilir. Di-
¤er tüm tbbi müdahalelerde oldu¤u gibi, difl hekimi de, hastasnn rzas
olmadan tedaviye bafllayamaz. Rza ise, hastann neye rza verdi¤ini
gerçekten bilmesi hâlinde geçerlidir; bunun için de hastann gerekti¤i ölçüde
aydnlatlmas gerekmektedir. Sadece yeterince bilgilendirilen hasta,
önerilen tedaviye raz olup olmama konusunda serbest iradesiyle karar
verebilir (bilgilendirilmifl rza, aydnlatlmfl onam). Bir tbbî müdahalenin
olumlu ve olumsuz yönlerini bilmeden rza gösteren hasta, kendi
serbest iradesiyle karar vermifl saylmaz. Serbest iradeye dayanan rza,
88 STANBUL BAROSU DERGS Cilt: 82 Say: 1 Yl 2008
___________________________________________________
(20) Bu davalar için bkz. Pfeffer/Kurz, s.236, dn.9. Baz davalar ise, sigorta flirketlerine karfl açlmflt; bu
davalarda, amalgam dolgunun hastada alerjik reaksiyona sebep olmas veya hastann sa¤l¤na zarar
verece¤i endiflesi yüzünden, kompozit dolguyla de¤ifltirilmesi için yaplan ifllemin hastalk sigortasndan
karfllanmas söz konusuydu; bu tür davalar mahkemelerce kabul edilmifltir. Bu davalar hakknda bkz.
Koch, Wolfgang Heinrich / Weitz, Martin: Amalgam: Toxikologische Unbedenklichkeit des
Füllungswerkstoffs vor Gerichten widerlegt, MedR 1998, s.551-552. Ancak kabul edilen bu davalar,
amalgam dolgularn sa¤l¤a zararlarnn mahkeme kararlarnda da kabul edildi¤i fleklinde
yorumlanmamaldr. Çünkü bu davalarda, sigorta flirketi ile hasta arasndaki iliflki gere¤i (sigorta sözleflmesi
kapsamnda) bir yorum yaplmfl ve sigorta flirketinin, dolgu de¤ifltirme masrafn karfllamas gerekti¤ine
hükmedilmifltir. Bu konuda bkz. Pfeffer/Kurz, s.237.
(21) Pfeffer/Kurz, s.236.
gerçeklefltirilecek tbbî müdahalenin hukuka uygunlu¤unu sa¤layaca¤
için büyük önem taflmaktadr22. Hastann tbbî müdahaleye rza göstermesi,
temelini Anayasamzn 17. ve Medenî Kanunumuzun 24. maddelerinde
bulan kendi gelece¤ini bizzat belirleme hakknn (Selbstbestimmungsrecht)
bir uzantsdr; her tbbî müdahale, hastann açk ya da örtülü
iradesine uygun olmaldr. Yeterli flekilde aydnlatlmad¤ için hastan
n rzas geçerli kabul edilemezse, usulüne uygun flekilde icra edilmifl
olsa bile, tbbî müdahale hem sözleflmeye ve hem de hukuka aykr olur;
bu durumda, difl hekimi, tedavinin olumsuz bir sonucu için herhangi bir
kusuru bulunmasa dahi -hastay aydnlatmamas yeterli bir kusur say-
larak- sorumlu tutulur23.
Aydnlatma yaplrken ortalama bir insan (hasta) esas alnmakla
birlikte, hastann açkça görülebilir sübjektif özellikleri de göz ard edilmemelidir.
Difl hekimi, hastann e¤itimini, yafln, zekâ seviyesini ve tedavinin
gidiflatndan edindi¤i tecrübeleri dikkate alarak, somut olaydaki bu
nitelik ve flartlara sahip makul ve ortalama bir insann bekleyebilece¤i ayd
nlatmay yapmaldr24.
E¤er hastann cvaya alerjisi varsa veya -kesin bilimsel bulgular olmamakla
birlikte- amalgam dolgu hakkndaki flüpheler kendisine aktar
ld¤nda, bu tür dolgunun kendisinde kullanlmamasn isteyecektiyse25,
difl hekiminin hastasn bu yönde aydnlatmamas, tedavi hatas
kapsamnda de¤erlendirilir26. Hastann alerjisi olmas hâlinde maddî bir
zarar ortaya çkmasna ra¤men, di¤er hâlde -hastann tedirgin olmas,
zehirlenebilece¤ini ve zarara u¤rayabilece¤ini düflünmesi, korku içinde
Amalgam Dolgu ve Sorumluluk H. Petek 89
___________________________________________________
(22) Deutsch, s.995; Schinnenburg, s.186. Difl hekiminin aydnlatma yükümlülü¤ü hakknda genifl bilgi için
bkz. Stöhr, Karlheinz: Aufklärungspflichten in der Zahnheilkunde, MedR 2004, s.156 vd.;
Deutsch/Spickhof, s.179-180, kn.286; LG Karlsruhe, NJW-RR 1996, s.756; OLG Koblenz, NJW 1999,
s.3420.
(23) Ayan, s.71, 73.
(24) Ayan, s.75-76, 84.
(25) Almanyada, eflinin amalgam dolgu yaptrdktan bir sene sonra (cva zehirlenmesi yüzünden) öldü¤ü
iddiasyla dava açan davac, eflinin sa¤l¤na düflkün birisi oldu¤unu, e¤er difl hekimi tarafndan amalgam
dolgunun sa¤l¤a zarar verdi¤i yönündeki iddialar hakknda aydnlatlmfl olsayd, kesinlikle bu dolguyu
yaptrmayaca¤n belirterek, tazminat talebinde bulunmufltur. Fakat eflinin ölümüne amalgam dolgunun
sebep oldu¤unu ispatlayamad¤ndan, davay kaybetmifltir. OLG Koblenz, NJW 1999, s.3419.
(26) Augsburg Eyalet Mahkemesinin bir kararna göre, amalgam dolgunun kullanlmasyla ba¤lantl muhtemel
tehlikeler hakknda hastann aydnlatlmas, bu tehlikelerin ancak tp biliminin verilerine göre kabul edilmesi
hâlinde söz konusudur. Fakat amalgam dolgunun insan sa¤l¤na zarar verdi¤i, tehlike tafld¤ yönünde
herhangi bir tbbi kesinlik bulunmamakta; sadece bu yönde -tp bilimi dflnda, ispatlanamamfl- söylentiler
bulunmaktadr. Bu sebeple, difl hekiminin, amalgam dolgu hakknda hastay aydnlatma yükümlülü¤ü
mevcut de¤ildir (VersR 1994, s.1478).
Kanaatimizce, bu kararda isabetli bir sonuca varlmamfltr. Hasta Haklar Yönetmeli¤inin 5. maddesinin (a)
bendinde, sa¤lk ?Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hâli olarak tanmlanmaktadr. Amalgam
hakkndaki söylentileri, kendisine dolgu yaplmasndan sonra ö¤renen hastann, psikolojik iyilik hâli
bozulabilir; bu da sa¤l¤nn bozulmas anlamna gelir. Hekimin de, hastann sa¤l¤nn bozulmasn
önleyecek her konuda onu aydnlatmas gerekmektedir; aksi hâlde, tedavi hatas sebebiyle sorumlulu¤u söz
konusudur. Ayrca, difl hekiminin, hastaya, amalgam dolguya rza gösterip göstermeme konusundaki
kararn etkileyebilecek her fleyi bildirmesi gereklili¤i de, aydnlatma yükümlülü¤ünün kapsamnda kabul
edilmelidir. Gerçekten de tedavide rastlanmas mümkün, hafif ve geçici zarar tehlikeleri yannda,
gerçekleflmesi olasl¤ son derece az olan ya da müdahaleden önce öngörülmesi imkânsz veya tp bilimince
yaflamas fleklinde- sadece manevî bir zarar söz konusudur. Bu gibi hâllerde
amalgam dolgunun sökülmesi gerekmektedir; fakat sökülme sras
nda da hastann zarar görmesi (cva buharndan etkilenmesi veya sökülen
dolgu parçalarn yutmas) mümkündür27. Bütün bunlarn yaflanmamas
için, difl hekiminin üzerine düflen aydnlatma yükümlülü¤ünü
yerine getirmesi, amalgam dolgu hakkndaki iddialar ve flüpheleri hastan
na objektif bir flekilde açklamas ve alternatif tedavi imkanlarn
(dolgu malzemelerini) belirtmesi gerekmektedir28. Böyle bir aydnlatmaya
ra¤men, hasta hâlâ amalgam dolgu kullanlmasn talep ediyorsa, daha
sonra ortaya çkabilecek zararlardan artk difl hekiminin sorumlulu¤u
söz konusu de¤ildir.
Genel hukuk kuralna göre, bir iddiann sahibi, iddiasn ispatla yükümlü
oldu¤undan (TMK m. 6), aydnlatlmakszn rzasnn alnd¤n
söyleyen hasta, bu iddiasn ispatlamaldr. Fakat hasta-hekim iliflkisinde
güçsüz tarafn hasta oldu¤u dikkate alnd¤nda, ispatn difl hekimine
yüklenmesi (ispat yükünün tersine çevrilmesi) uygundur29. Bu sebeple
hastann aydnlatlarak rzasnn alnd¤n ispat yükü, difl hekiminin
üzerindedir. Fakat di¤er tbbi müdahalelerde hasta genellikle aydnlatlmas
na ve imzasn taflyan rza beyan alnmasna ra¤men, difl tedavilerinde
bu yola çok nadir baflvurulmaktadr. Bu belki de, difl tedavilerinin
yapsndan kaynaklanmaktadr; hasta tedaviye genel olarak rza gösterdikten
sonra, tedavinin devam srasnda difl hekimi tarafndan aydnlat
larak, bir sonraki aflama hakknda da rzas alnmaktadr. Bundan da,
hastann, yaplan tüm tedaviye rzasnn bulundu¤u sonucu çkartlabilir30.
Fakat kanaatimizce, bu flekilde bir yorum yaparak, amalgam dolgu
kullanlmas konusunda difl hekiminin aydnlatma yükümlülü¤ünü yerine
getirdi¤ini kabul etmek mümkün de¤ildir. Çünkü amalgam dolgu kullan
lmas, tedavinin gidiflatna göre hastaya açklanmas gereken bir olgu
de¤ildir; hasta bu konuda bafltan aydnlatlmal, hatta sa¤lkl düflünebil-
90 STANBUL BAROSU DERGS Cilt: 82 Say: 1 Yl 2008
___________________________________________________
(27) Amalgam dolgularn sökülmesi srasnda, hastann zarar görmesini (cva buharndan etkilenmesini,
dolgu parçalarn yutmasn) engelleyecek güvenlik tedbirleri alnmaldr (Deutsch/Spickhof, s.179,
kn.284).
(28) Pfeffer/Kurz, s.236; Schinnenburg, s.187; OLG Koblenz, NJW 1999, s.3420. Difl hekiminin,
alternatif dolgu imkânlar konusunda hastasn aydnlatrken, söz konusu alternatiflerin maliyeti
konusunda da aydnlatmas gerekmektedir. Örne¤in alternatif olarak görülen kompozit dolgunun,
amalgam dolguya göre daha pahal oldu¤u bilinmektedir. Bu durumda hastaya flu seçenek
sunulmaktadr: Zarar oldu¤u yönünde bilimsel bir kesinlik olmamakla birlikte flüpheler bulunan,
daha uzun süre dayanan ve daha ekonomik olan amalgam dolgu mu, yoksa ksa süre dayanan ve
daha pahal olan ve yine zararl baz etkileri bulunan kompozit dolgu mu?
(29) ... muayenenin muhtemel sonuçlar, riski davacya bildirilmemifltir. Bu yönün ispat daval doktora
düfler. ... daval hekim, aydnlatma görevini yerine getirdi¤ini, bütün veri ve sonuçlar tp bilimine
uygun olarak davacnn anlayaca¤ biçimde bildirdi¤ini iddia ve ispat etmedi¤ine göre meydana
gelen ... zararl sonuçtan sorumludur. 4.HD., 7.3.1977, E.1976/6297, K.1977/2541 (YKD., 1978/6,
s.909).
(30) Deutsch, s.995.
mesi için yeterli bir zaman da tannmaldr31. Dolaysyla, amalgam dolgu
konusunda hastasn aydnlatt¤n ispatlayamayan difl hekimi, ortaya ç-
kan zarar tazmin etmelidir.
Difl hekiminin sorumlu tutulabilmesi için, hastann, özellikle uygun
nedensellik ba¤n ispat edebilmesi de büyük güçlük arzetmektedir. Gerçekten
de hasta, kendisine uygulanan amalgam dolgu yüzünden bir zarara
u¤rad¤n ve bu zararn amalgam dolgudan kaynakland¤n ispat
etmelidir. Bu konuda, tbbi bilirkiflilerin yardmna baflvurulmaldr. Fakat
her tedavide ortaya çkmas muhtemel riskler oldu¤undan, amalgam
tedavisinde de baz tehlikeler ve zararlar ortaya çkabilir. Dolaysyla hasta,
maruz kald¤ zararn difl hekiminden tazmin edilmesi gerekti¤ini de
ortaya koymaldr. Gerçekten de, amalgam dolgu yaplmasndan sonra
hastann vücudunda cva miktar normalin üzerinde çkabilir; fakat bu
cvann bir zarara sebep oldu¤unu da hastann ispatlamas gerekmektedir32.
Daha önce de belirtildi¤i üzere, günümüz tp bilimi verileri, amalgam
dolgunun insan sa¤l¤na zarar verdi¤ini kesin bir flekilde ortaya koyamamaktad
r. Bu sebeple, hastann nedensellik ba¤n ispatlamas
mümkün gözükmemektedir. Buna ra¤men, amalgam dolgusu olan hastan
n vücudunda aflr miktarda cva bulundu¤unu, bunun sebebinin
amalgam dolgu oldu¤unu ve bu cva miktarnn belirli zararlara yol açt-
¤n ispatlamas hâlinde, maddî ve manevî tazminat talebinde bulunmas
kuflkusuz olasdr.
Difl hekimine karfl açlacak maddî ve manevî tazminat davas, sözleflmenin
icra olundu¤u (tedavinin yapld¤) veya davalnn ya da vekilinin
dava zamannda orada bulunmas flartyla sözleflmenin yapld¤ yerdeki
(HUMK m. 10) veya davalnn yerleflim yerindeki genel yetkili mahkemede
(HUMK m. 9/I) ya da kiflilik haklarnn ihlâline de sebep olundu-
¤undan Medenî Kanunun 25. maddesine göre davacnn kendi yerleflim
yeri mahkemesinde, (davann açld¤ tarihteki de¤erine göre asliye veya
sulh hukuk mahkemesinde) açlr. Bu davalar, Borçlar Kanununun 125.
maddesinde belirtildi¤i flekilde on ylda zamanaflmna u¤rar.
SONUÇ
Difl hekimi ile hasta arasndaki sözleflme, bir eser yaratld¤ ve sonucun
garanti edilebildi¤i hâllerde eser sözleflmesi; sadece tedavinin yükümlenildi¤
i hâllerde ise, vekâlet sözleflmesi olarak nitelendirilmelidir.
Amalgam dolgu yaplmas, bir sonuç garanti edildi¤i ve bir eser ortaya konuldu¤
u için, eser sözleflmesi olarak de¤erlendirilmelidir.
Her ne kadar amalgam difl dolgusunun sa¤l¤a zarar verdi¤i yönünde
baz iddialar ortaya atlmflsa da, bunlarn do¤rulu¤u tp bilimince he-
Amalgam Dolgu ve Sorumluluk H. Petek 91
___________________________________________________
(31) Aydnlatma, hastann bask altnda kalmadan, özgürce karar verebilece¤i ve bu flekilde kendi
gelece¤ini belirleme hakkn gere¤i gibi kullanabilece¤i uygun bir zamanda gerçeklefltirilmelidir
(Stöhr, s.160); Ayan, s.83.
(32) Pfeffer/Kurz, s.236-237.
nüz ispatlanamamfltr. Bu sebeple, amalgam dolgudan, beyin hücrelerinin
zarar gördü¤ünü, sinirlilik, bafl dönmesi, bafl a¤rs, halsizlik, ksrl
k, böbrek rahatszlklar, hafza kayb, uykusuzluk, depresyon, saç dökülmesi,
romatizma ve eklem iltihab, ifltahszlk, sk sk gribal enfeksiyonlara
yakalanma, sinüzit, Alzheimer, MS, Parkinson gibi rahatszlklara
u¤rayarak zarar gördü¤ünü iddia eden hastalar, sahip olduklar bu rahats
zlklara amalgam dolgunun sebep oldu¤unu ispatlayamamaktadr.
Dolaysyla, maddî ve/veya manevî tazminat talepleri mahkemelerce kabul
edilmemektedir.
Bununla birlikte, difl hekiminin amalgam dolgu hakkndaki iddialar
konusunda hastasn aydnlatmamas, gerek amalgama alerjisi oldu¤u
için vücudu de¤iflik flekillerde reaksiyon gösterip rahatszlanan hastalar
n, gerekse -alerjisi olmamasna ra¤men- amalgam hakkndaki iddialardan
sonradan haberdar olup tedirgin olan, zehirlenebilece¤ini ve zarara
u¤rayabilece¤ini düflünen, korku içinde yaflayan hastalarn, amalgam
dolgularn (gerekli güvenlik tedbirlerini alarak) ücretsiz sökmesi ve yerlerine
daha güvenilir dolgular (amalgam dolguyla arasndaki fiyat farkn
alarak) uygulamas sonucunu do¤urur. Her iki hâlde de, hastalarn u¤rad
klar manevî zararlar için tazminat talep etmeleri de olasdr.
92 STANBUL BAROSU DERGS Cilt: 82 Say: 1 Yl 2008