BASINDA

Sayfa sonu

 

 

 

AMALGAM D‹fi DOLGUSU NEDEN‹YLE

D‹fi HEK‹M‹N‹N HUKUKSAL SORUMLULU⁄U

Yrd. Doç. Dr. Hasan PETEK*

G‹R‹fi

Gerek sa¤l›k amac›yla, gerekse estetik kayg›larla insanlar a¤›z ve difl

sa¤l›klar›na son y›llarda büyük önem vermeye bafllam›fllard›r. Özellikle

difllerin çürüyen k›s›mlar›na dolgu yap›lmas› da bu kapsamda de¤erlendirilmelidir.

Dolgu olarak amalgam dolgu (metal dolgular); porselen simanlar,

kompozitler (difl renginde dolgular) ve inlaylar (alt›n veya porselenden

haz›rlanan döküm dolgular) kullan›lmaktad›r. Fakat amalgam

dolgunun vücuda zarar verdi¤i yönünde birçok habere de rastlan›lmaktad›

r1. Konunun öncelikle t›bbi/bilimsel boyutu bulunmakla birlikte, ortaya

ç›kan zarar›n ne flekilde tazmin edilece¤i hukukçular› da yak›ndan

ilgilendirmektedir. Bu çal›flmada, öncelikle konu hakk›nda genel bilgi verilerek,

amalgam dolgu lehinde ve aleyhinde kamuoyundaki görüfller aktar›

lacak, daha sonra hukukî sorumluluk boyutu incelenecektir2.

I. GENEL OLARAK

Latince “amalgama” kelimesinden türeyen amalgam (Arapça al-malgam:

merhem; ‹ngilizce amalgamate: birlefltirmek), en basit tan›m›yla,

çok kuvvetli çözme özelli¤ine sahip olan s›v› c›van›n, bak›r, gümüfl, alt›n

ve alkalimetaller (lityum, sodyum, potasyum vs.) gibi baz› metallerle yapt›¤›

kar›fl›m› (alafl›m›) ifade etmektedir3.

Difl dolgu maddesi olarak kullan›lan (siyah dolgu veya gümüfl dolgu

olarak da adland›r›lan) amalgam, içinde gümüfl, kalay, az miktarda bak›r

ve çinkodan oluflan tozun s›v› c›vayla kar›flt›r›lmas›yla haz›rlan›r. Kar›fl›-

___________________________________________________

(*) Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Hukuk Anabilim Dal›.

(1) Örne¤in Almanya’da 10 y›ldan uzun bir zamand›r, özellikle halk›n daha çok okudu¤u gazetelerde, amalgam

difl dolgusunun sa¤l›¤a zararlar› hakk›nda yaz›lar ç›kmaktad›r (Schinnenburg, Wieland: Besonderheiten

des Arzthaftungsrechtes bei zahnärztlicher Behandlung, MedR 2000, s.187).

(2) Gerek amalgam dolgu hakk›ndaki genel bilgiler ve gerekse lehte ve aleyhte ileri sürülen görüfller, birçok farkl›

internet sitesinden derlendi¤inden, her biri için ayr›ca kaynak gösterilmemifltir.

(3) Sadece c›van›n de¤il, di¤er tüm metallerin kar›flt›r›lmalar› sonucu elde edilen alafl›mlara da “amalgam” denilir.

C›van›nkiler oldukça yayg›n oldu¤undan, genelde c›van›n ismi söylenmeden adland›r›l›r (sodyum amalgam,

çinko amalgam gibi).

m›n yaklafl›k % 50’sini oluflturan c›va, metalleri birbirine ba¤layarak dayan›

kl› bir dolgu malzemesi yarat›lmas›n› sa¤lar. Kar›fl›m, difl hekimi taraf›

ndan diflte haz›rlanan oyu¤a (kavite) konulur ve dolgu birkaç saatte

sertleflir.

Dünyada 150 y›ldan fazla süredir uygulanmakta olan ve y›lda bir milyardan

fazla yap›ld›¤› tahmin edilen amalgam dolgu hakk›nda, özellikle

difl hekimlerince lehte ve aleyhte görüfller ileri sürülmüfltür. Bu görüflleri

afla¤›daki flekilde özetlemek mümkündür:

Lehteki Görüfller

• Amalgam dolgunun görünümü estetik olmamakla birlikte, di¤er dolgu

malzemelerine göre daha k›sa zamanda ve kolay uygulanabilen, çok dayan›

kl› ve ekonomik bir dolgu maddesidir. Porselen, alt›n ve beyaz dolgular

gibi dolgu malzemeleri hem daha pahal›d›rlar, hem de daha çok zaman ve

dikkat isterler. Ayr›ca alt›n›n d›fl›ndakiler amalgam kadar uzun ömürlü de-

¤ildir. Özellikle arka difllerde (çi¤neme bas›nc›na dayanabilmesini için) günümüzde

kullan›lan en iyi dolgu maddesi oldu¤u kabul edilmektedir.

• Çok uzun zamand›r devam eden uygulama, amalgam dolgu malzemesinin

güvenilir, sa¤l›kl› ve dayan›kl› olarak kullan›ld›¤›n›, içeri¤indeki

gümüfl, bak›r, kalay gibi metallerin c›vayla kimyasal reaksiyonlar›n›n

sert, stabil ve güvenli bir yap› oluflturdu¤unu göstermektedir.

• Amalgam dolgudaki c›va miktar› zehirli de¤ildir. C›va di¤er metallerle

birleflti¤inde kimyasal yap›s› de¤iflir ve zarars›z hâle gelir. Çi¤neme

ve ö¤ütme sonucunda a¤›zda a盤a ç›kan c›va miktar› su, hava ve yiyeceklerle

al›nan miktardan çok daha azd›r; a¤›zdaki dolgu say›s› ne olursa

olsun, ortaya ç›kan toksik zehir hep limitin alt›ndad›r.

• Bütün bilimsel araflt›rmalarla c›van›n zarars›z oldu¤u sonucuna var›

lm›flt›r. Amalgamlar söküldü¤ünde c›van›n sebep oldu¤u düflünülen baz›

hastal›klar›n iyileflti¤i iddia edilmesine karfl›n, bu konu bilimsel olarak

kan›tlanamam›flt›r4. Amalgam ancak c›vaya alerjisi kesin olarak tespit edilenlerde

kullan›lmamal›d›r; zaten bu da çok düflük bir olas›l›kt›r.

80 ‹STANBUL BAROSU DERG‹S‹ • Cilt: 82 • Say›: 1 • Y›l 2008

___________________________________________________

(4) Hamm Eyalet Yüksek Mahkemesinin bir karar›na konu olayda, hastan›n üç difline amalgam dolgu

uygulanm›flt›r. Bir süre sonra hastan›n sa¤l›k durumunda kötüleflme (ilaçlarla tedavi edilen bafl a¤r›s›,

ortopedik ve nörolojik tedavi gerektiren s›rt ve boyun a¤r›lar›) bafllam›fl; yap›lan tedaviler bir sonuç

vermemifltir. Daha sonra bir sinir doktoru taraf›ndan da, ilaçla tedaviye bafllanm›fl; yap›lan bir testte

hastan›n tükürü¤ünde önemli miktarda c›va tespit edildi¤inden, buna sebep oldu¤u düflünülen amalgam

dolgular sökülmüfltür. Ayn› zamanda hastan›n sinir doktoru nezaretindeki tedavisi de devam etmifltir. K›sa

bir süre sonra hastan›n rahats›zl›klar› ortadan kalkm›fl ve yine çal›flmaya bafllam›flt›r. Hastan›n, amalgam

üreticisine karfl› açt›¤› tazminat davas›nda, mahkeme, öncelikle hastada kullan›lan dolgular›n daval›

taraf›ndan üretilen dolgulardan oldu¤unun ve bu dolgu malzemesinin (sa¤l›¤a zarar verecek derecede) hatal›

oldu¤unun davac› taraf›ndan ispatlanmas› gerekti¤ini ortaya koymufltur. Davac›ya uygulanan dolgular

daval› taraf›ndan üretilmifl olsa bile, bu dolgular›n davac›n›n rahats›zl›klar›na sebep oldu¤u (flikâyetlerinin

sadece amalgam dolgudan kaynakland›¤›) bilimsel olarak ispatlanamam›flt›r; dolgular›n sökülmesinden

sonra rahats›zl›klar›n›n ortadan kalkmas›n›n da, tek bafl›na dolgular›n davac›n›n sa¤l›¤›na zarar verdi¤ini

ispat edemeyece¤i belirtilmifltir. Çünkü amalgam dolgular›n sökülmesinden sonra da, sinir doktoru

taraf›ndan tedaviye devam edilmifltir. Davac›n›n, sa¤l›¤›nda meydana gelen zarara amalgam dolgunun

sebep oldu¤unu (nedensellik ba¤›n›) ispatlayamamas› sebebiyle, üreticiye karfl› açt›¤› dava reddedilmifltir

(VersR 2002, s.312). Ayr›ca bkz. LG Augsburg, VersR 1994, s.1478.

• Amalgam dolguya karfl› yürütülen kampanya, kompozit dolgu maddelerine

daha genifl bir pazar yaratma çabas› içinde olan büyük flirketlerce

organize edilmektedir. Maliyeti daha düflük olan ve yap›ld›ktan sonra

nerdeyse ömür boyu hiçbir sorun ç›karmayan amalgam dolgu yerine, k›-

sa bir süre içerisinde mikros›z›nt› veya afl›nma nedeniyle de¤ifltirilecek

kompozit dolgular›n kullan›lmas›, bu flirketlerin kazanç elde etmesini

sa¤layacakt›r.

• Amalgam dolgu maddesi, sadece sertleflme s›ras›nda c›va buhar›

ortaya ç›kar›r ve bu buhar, genelde ona uzun süre maruz kalan difl hekimleri

için tehlikelidir. Hastan›n ald›¤› dozda c›vay› normal insanlar, flehir

yaflam›nda egzoz gazlar›ndan birkaç misli olarak almaktad›rlar. Örne-

¤in fabrika at›klar›yla kirlenen sularda avlanan bal›klardan veya midyelerden,

insan vücuduna amalgam dolgudakinden çok daha tehlikeli dozda

c›va geçmektedir. Günlük hayatta kullan›lan makyaj malzemelerinde,

el kremlerinde bile amalgam dolgudakinden daha fazla c›va vard›r.

• ABD ve Portekiz’de yap›lan araflt›rmalar, difl dolgusunda kullan›lan

c›van›n çocuklar›n zihinsel geliflimini olumsuz yönde etkilemedi¤ini, di¤er

insanlarda da nörolojik ya da böbrek sorunlar›na yol açmad›¤›n› ortaya

koymufltur.

• Bilimsel yay›nlarda, amalgam›n alerjik olmas›ndan daha ciddi bir

yan etkisi rapor edilmemifltir. Alerji olgular› da, 150 y›lda 100 olguyu geçmemektedir.

• Amalgam dolgular›n sökülmesiyle multiple skleroz rahats›zl›¤›n›n

iyiye gitmesi veya amalgam›n arthritis (eklem romatizmas›), Alzheimer gibi

rahats›zl›klara neden oldu¤u gibi iddialar da tamamen gerçek d›fl›d›r

ve bilimsel bir dayana¤› bulunmamaktad›r.

Aleyhteki Görüfller

• Amalgam dolgu yap›l›rken maddenin solunmas› ya da do¤rudan

parçalar›n›n yutulmas›, dolgunun de¤istirilmesi gerekti¤inde eski dolgunun

difl hekimi tarafindan parçalan›rken veya dolgu yap›ld›ktan sonra

zamanla afl›nan dolgunun yemek yerken ufalanarak yutulmas› (önce sindirim

sistemine sonra da kana kar›flmas›) ya da tükürük yollar›yla c›va

insan vücuduna girmektedir.

• Nas›l uranyum, plutonyum gibi toksik radyoaktif elementler az

miktarda bile olsa tehlikeliyse, c›va gibi son derece toksik bir maddeyi her

gün ufak dozlarda almak da, insan› yavafl yavafl ve sinsi bir flekilde zehirlemektedir.

Her dolgunun günde yaklafl›k 10 mikrogram c›va sald›¤›

bilinmektedir.

• Amalgam dolgusu olan insanlar üzerinde yap›lan otopsi çal›flmalar›

nda, vücut içerisindeki c›van›n beyin, mide, barsaklar, karaci¤er, böbrekler

ve difl etlerinde birikti¤i tespit edilmifltir. Kiflinin a¤z›ndaki dolgu

say›s› fazlaysa, o oranda fazla c›va bulunmufltur.

Amalgam Dolgu ve Sorumluluk • H. Petek 81

• Hayvan deneyleri göstermifltir ki, c›va çok h›zl› bir flekilde vücuda

yay›larak hassas organlar› olumsuz etkileyebilmektedir. Kanadal› bilim

adamlar›n›n koyunlar ve maymunlarda yapm›fl olduklar› amalgam dolgulardan

yaklafl›k 1 ay sonra mide, barsaklar, böbrekler ve difl etlerinde c›-

va birikimlerine rastlanm›fl ve koyunlarda böbrek fonksiyonlar› % 50 oran›

nda yavafllam›flt›r.

• Amalgam dolgudaki c›va temel olarak, beyindeki sinir hücrelerine

zarar vererek sinir sistemine etki eder. Sinirlilik, bafl dönmesi, bafl a¤r›-

s›, halsizlik, k›s›rl›k, böbrek rahats›zl›klar›, haf›za kayb›, uykusuzluk ve

depresyon, saç dökülmesi, romatizma ve eklem iltihab›, ifltahs›zl›k, s›k

s›k gribal enfeksiyonlara yakalanma, sinüzit komplikasyonu fleklinde nörolojik

semptomlara yol açar; a¤›z tad›n› de¤ifltirdi¤i için damak tad›n› da

etkiler.

• fiikâyetleri bulunan hastalar›n, amalgam dolgular›n›n ç›kart›lmas›

ndan sonraki ilk 1 y›l içerisinde, flikâyetlerinin büyük ço¤unlu¤u (% 83)

ortadan kalkm›flt›r

• Alzheimer hastal›¤› oluflmas›nda önemli rol oynamaktad›r. Alzheimer

rahats›zl›¤›n›n nedeninin % 80 oran›nda amalgam dolgular olabilece¤

i tahmin edilmektedir.

• Parkinson ve MS hastal›¤›na amalgam dolgular›n sebep olup olmad›¤›

konusundaki araflt›rmalar devam etmektedir.

• Hamile bayanlar›n amalgam dolgular›, do¤acak çocuklar›na da zarar

vermektedir; annenin vücudundaki c›va, plasentadan cenine geçmekte

ve ceninin beynine ulaflmaktad›r. Hamile koyunlara amalgam dolgu

yap›ld›ktan 48 saat sonra c›van›n plasentaya geçti¤ini kan›tlayan bilimsel

çal›flmalar mevcuttur. Annenin amalgam dolgusundaki c›va, do¤umdan

sonra da anne sütü yoluyla çocu¤a geçmektedir.

II. B‹L‹MSEL DE⁄ERLEND‹RME

Yukar›da da görüldü¤ü üzere, amalgam difl dolgusu kullan›lmas›/

kullan›lmamas› yönündeki tart›flmalarda, ciddi iddialar ortaya at›lmaktad›

r. Baz›lar›, içerisinde c›va olan bir maddenin vücut içerisinde

(hem de a¤›zda) kesinlikle bir zarara sebep olaca¤›n›, hatta hamile kiflilerde

cenin üzerinde de etkili olaca¤›n› düflünüp, amalgam dolguya karfl›

cephe almaktad›r. Amalgam›n zararl› etkilerinin flu ana kadar kesin olarak

ispatlanamam›fl olmas›, amalgam lehine söylenenlerin de hemen kabul

edilmesini sa¤lamamaktad›r. Bu sebeple, önce konunun k›saca bilimsel

de¤erlendirilmesi yap›lmal›, zarar gördü¤ünü iddia edenler karfl›s›nda

difl hekiminin hukukî sorumlulu¤u daha sonra incelenmelidir5.

82 ‹STANBUL BAROSU DERG‹S‹ • Cilt: 82 • Say›: 1 • Y›l 2008

___________________________________________________

(5) Çal›flmam›zda amalgam difl dolgusu üreticisinin sorumlulu¤una de¤inilmeyecektir. Amalgam difl

dolgusu, ilaç olarak kabul edilmelidir. Türk Hukukunda 1262 say›l› ‹spençiyari ve T›bbi Müstahzarlar

Kanunu (RG., 26.5.1928, S.898), ilaçlarla ilgili konular› düzenlemektedir; fakat bu Kanunda ilaç

üreticisinin sorumlulu¤una iliflkin hiçbir düzenleme bulunmamaktad›r. Asl›nda Türk Hukukunda,

Toksikologlar, c›van›n vücutta yeri olmad›¤›n› (bulunmamas› gerekti-

¤ini) her zaman belirtmektedir. Difllerde dolgu maddesi olarak kullan›lan

amalgam içerisinde bulunan c›va (örne¤in yemeklerin a¤›zdaki sindirimi,

difl g›c›rdatmas›, s›cak veya asitli yiyeceklerin a¤›z yoluyla al›nmas› esnas›

nda) c›va buharlar› oluflturmakta ve bu c›va buharlar› solunum yoluyla

vücuda geçmektedir. Sindirim yoluyla ba¤›rsaklara ulaflan c›va, ba¤›rsaklar

taraf›ndan hiçbir zaman kabul edilmemekte, vücuttan d›flar› at›lmaktad›

r. Fakat a¤›zda oluflan c›va buharlar›n›n solunum yoluyla ci¤erlere

kadar gitmesi büyük tehlike yaratmaktad›r. C›va buharlar› akci¤er

yoluyla sinir ve hücre zehiri olarak kana kar›flmakta, böylece di¤er organlara,

hatta beyine kadar ulaflarak zehirlenmelere yol açabilmektedir. Konsantrasyonu

çok az da olsa, amalgam dolgu maddelerinde bulunan c›va,

bak›r ve çinko vücuda yay›larak tehlike oluflturabilmektedir. Ancak difl

hekimleri böyle bir tehlikeyi genellikle ciddi görmediklerinden, hastalar›-

na aç›klamamaktad›r. Toksikologlar ise, amalgam zehirlenmelere karfl›

toplumu devaml› uyarmakta, hatta difllerde dolgu maddeleri olarak a¤›r

metallerin kullan›lmas›n›n yasak edilmesini de istemektedir6.

Hemen belirtilmelidir ki, amalgam dolgu konusunda tüm dünyada

benzer tart›flmalar yaflanmas›na ra¤men, hâlen en çok kullan›lan dolgu

malzemesi olma niteli¤ini de korumaktad›r. Hakk›nda zararl› etkileri bulundu¤

u yönünde iddialar olmas›na karfl›n, kendisine alternatif olabilecek

baflka bir dolgu maddesi bulunamam›flt›r. En büyük alternatifi olan

kompozit dolgunun da olumsuz yönleri mevcuttur7. Bununla birlikte, kamuoyunda

amalgam dolgu hakk›ndaki olumsuz görüfllerin etkisiyle, res-

Amalgam Dolgu ve Sorumluluk • H. Petek 83

___________________________________________________

5. dipnot devam›: üreticinin sorumlulu¤una iliflkin özel bir kanun da mevcut de¤ildir. 4077 say›l› Tüketicinin Korunmas›

Hakk›nda Kanun’da (RG., 8.3.1995, S.22221), tüketicinin korunmas› bak›m›ndan üreticinin sorumlulu¤

u düzenlenmeye çal›fl›lm›flt›r; fakat konunun ayr›nt›lar›, Ay›pl› Mal›n Neden Oldu¤u Zararlardan

Sorumluluk Hakk›nda Yönetmelik’te (RG., 13.6.2003, S.25137) düzenlenmifltir. Sorumlulu¤un

flartlar›n›n bir yönetmelikle düzenlenmesi, özellikle kusursuz bir sorumluluk getirilmesi mümkün olmad›¤›

ndan, -yönetmelik hükümlerine ra¤men- üreticinin sorumlulu¤unun kusursuz bir sorumluluk

oldu¤unu kabul etmek mümkün de¤ildir. Bu sebeple hukukumuzda üretici, genel haks›z fiil sorumlulu¤

u esaslar›na göre (BK.m.41 vd.) sorumlu tutulabilir. Hukuka ayk›r› fiil, kusur, zarar ve nedensellik

ba¤›, üreticinin sorumlu tutulabilmesi için bulunmas› zorunlu unsurlard›r. Günümüzün t›bbi verilerine

göre amalgam dolgunun bir zarara sebep oldu¤u kesin bir flekilde ispatlanamad›¤›ndan, sorumlulu¤

un unsurlar› eksik olacak ve üreticiye karfl› aç›lan tazminat davalar› sonuçsuz kalacakt›r

(Bu konuda Alman Hukukundan baz› örnekler için bkz. OLG Hamm, VersR 2002, s.312; LG Augsburg,

VersR 1994, s.1478). Bununla birlikte, amalgam üreticisinin, kullan›c›lara karfl› gerekli uyar›

yükümlülüklerini yerine getirmemesi, hastan›n serbestçe karar verebilece¤i flekilde aç›klama yapmamas›

sebebiyle, en az›ndan amalgam dolgunun baflka bir dolguyla de¤ifltirilmesi masraflar›n› ve hastan›

n manevî zarar›n› tazmin etmesi gerekti¤i kabul edilmelidir.

(6) Pehlivan, Mustafa / Pehlivan, Erol / Özler, Mehmet Ali: ‹nsan Sa¤l›¤› Üzerine C›va ve C›va Bilefliklerinin

Etkisi, Çevre Dergisi 1993/8, s.34 (http://www.ekolojidergisi.com.tr/resimler/8-6.pdf).

(7) Schinnenburg, s.187. Kompozit (difl renginde) dolgular›n en büyük avantaj›, estetik olmalar›d›r. Ayr›

ca bu dolgular difllere iyice ba¤land›¤› için difl dokular›n› destekler, k›r›lmalar› ve s›cakl›k geçmesini

engeller. Kompozitler, yaln›zca çürükleri restore etmek için de¤il, difllerin rengini ve biçimini de¤ifltirerek

kozmetik etkileri için de kullan›labilmektedir. En önemli dezavantaj›, ifllem sonras› duyarl›l›klar›

n olmas›d›r. Dolgular›n renkleri, kahve, çay gibi boyay›c› yiyeceklerle de hafifçe de¤iflebilmektedir.

Pahal› olmalar›, amalgam dolguya göre daha k›sa süre dayanmalar›, hastaya daha uzun sürede

uygulanabilmeleri de di¤er dezavantajlar›d›r.

mî makamlarca baz› önlemlerin al›nd›¤› görülmektedir. Örne¤in Almanya’da

Federal Sa¤l›k Dairesi ile Federal ‹laç ve T›bbi Ürünler Entitüsü,

alerjisi olanlar ile böbrek rahats›zl›¤› olanlarda bu tür dolgunun kullan›lmamas›

n› tavsiye etmifltir. Alt› yafl›n alt›ndaki çocuklarda amalgam dolgu

kullan›lmas› genel olarak yasaklanmam›fl olmakla birlikte, amalgam

tedavisinin gerekli olup olmad›¤› konusunda özel bir dikkat gösterilmesi,

özellikle üç yafl›n alt›ndaki çocuklarda buna azami dikkat edilmesi gerekti¤

i belirtilmektedir. Benzer endiflelerle -her ne kadar günümüz t›p biliminin

verilerine göre, amalgam dolgunun gerek anneye ve gerekse anne karn›

ndaki cenine herhangi bir zarar› oldu¤u yönünde kesin bilgiler bulunmasa

da-, hamile kiflilerde de gerekli olmad›¤› sürece amalgam dolgudan

kaç›n›lmas› gerekti¤i ifade edilmektedir8.

Görüldü¤ü gibi Almanya’da, tedbiren amalgam dolgunun baz› kiflilerde

kullan›lmamas› resmî makamlarca tavsiye edilmektedir. Amalgam dolgunun

bu kiflilerde kullan›lmamas›na yönelik bir yasak bulunmamas›9,

bu dolgu malzemesi aleyhine flimdilik herhangi bir bilimsel verinin bulunmamas›

ndan kaynaklanmaktad›r. Fakat gelece¤e yönelik endifleler,

en az›ndan baz› riskli gruplarda önlem al›nmas›n› gerektirmektedir.

Gerçekten de amalgam dolgudan uzak durulmas› yönündeki tüm iddialara

ra¤men, flu ana kadarki bilimsel veriler amalgam dolgunun yasaklanmas›

na yeterli flekilde sa¤l›¤a zararl› etkileri oldu¤unu ortaya koyamamaktad›

r10. Baz› Alman mahkeme kararlar›nda dile getirilen “sa¤l›-

¤a zararl› etkileri olabilece¤i” yönündeki görüfller, bilim dünyas›nda flüpheyle

karfl›lanmaktad›r. Amalgam dolgunun, di¤er dolgu malzemelerine

84 ‹STANBUL BAROSU DERG‹S‹ • Cilt: 82 • Say›: 1 • Y›l 2008

___________________________________________________

(8) Pfeffer, Helmut / Kurz, Peter: Die rechtliche Situation für den Zahnarzt bei der Verwendung von

Amalgam, MedR 2001, s.235-236; Schinnenburg, s.187; OLG Koblenz, NJW 1999, s.3420. Ayr›ca

bkz. Will, Christoph / Reinhold, Andreas / Schwandt, Peter / Wartensleben, Herbert: Amalgam

und Arzthaftung, RPG 1996, s.66 vd.

(9) Almanya’da bütün amalgam dolgu türlerinin kullan›lmas› tamamen yasaklanmam›fl olmakla birlikte,

1992 y›l›n›n Mart ay›ndan beri, Gamma 2- ihtiva eden amalgam dolgular›n›n kullan›lmas›, Alman

Sa¤l›k Bakanl›¤› taraf›ndan yasaklanm›flt›r. Gamma 2- tafl›mayan amalgamlar, Gamma 2- içeren

amalgamlara göre daha az konsantrasyonda vücuda c›va verirler. Ülkemizde ise hâlâ Gamma 2- ihtiva

eden amalgamlar difllerde dolgu maddesi olarak kullan›lmaktad›r (Pehlivan/Pehlivan/Özler,

s.35).

(10) Yap›lan çok genifl kapsaml› araflt›rmalarda, amalgam dolgu aleyhine somut sonuçlara ulafl›lamam›flt›

r. Tüm dünya çap›nda ise, sadece 37 olayda, amalgam alerjisi sebebiyle hastalar›n zarar gördü¤ü

(vücutlar›nda k›zar›kl›klar ve kabar›kl›klar olufltu¤u, kafl›nt›ya sebebiyet verdi¤i) tespit edilmifltir

(Schinnenburg, s.187).

Yap›lan araflt›rmalarda, difllerinde amalgam dolgu bulunan hastalar›n teneffüs etti¤i havada, kontrol

gruplar›na göre daha yüksek c›va oran› tespit edilmifltir. Sak›z çi¤neme veya difl f›rçalamadan sonra

teneffüs edilen havada ve tükürükte bu oran artmaktad›r. Amalgam dolgulardan çözülen c›va miktarlar›

de¤iflik yöntemlerle birçok araflt›rmac› taraf›ndan ölçülmüfltür. Okabe, Oyama ve Habu l cm2

amalgamdan bir haftada flalin içinde çözülen c›va miktar›n›, günlük yiyecek ve içeceklerle al›nan dozdan

daha düflük bulmufllard›r. A¤›z içinde 12 veya daha fazla amalgam dolgu bulunan bireylerde

amalgamdan al›nan günlük c›va dozu, yiyecek ve içecekler yoluyla al›nan civan›n ancak % 10?u kadard›

r. A¤›zda 20 amalgam dolgu yüzeyi bulunan bireylerde günlük 18 mikrogram-c›va çözüldü¤ü

belirtilmektedir. (Uluslararas› Sa¤l›k Kuruluflu’nun c›va için belirledi¤i tolerans s›n›r›, günlük 43 mikrogramd›

r) (Pehlivan/Pehlivan/Özler, s.34).

göre daha iyi veya zararl› oldu¤u yönünde ciddi veriler bulunmamaktad›r;

her malzemenin yararl› ve zararl› yönleri bulundu¤undan, böyle bir karfl›

laflt›rma yap›lmas› mümkün olmad›¤› gibi, do¤ru da de¤ildir. Dünya

Sa¤l›k Örgütü (WHO) ve Dünya Diflçiler Birli¤i de (FDI) benzer yönde aç›klamalar

yaparak, amalgam dolgunun, di¤er dolgu malzemeleri gibi yan

etkileri ve tehlikeleri oldu¤unu, fakat bunlar›n di¤erlerinden daha fazla

olmad›¤›n› belirtmifltir11.

III. HUKUKÎ DE⁄ERLEND‹RME

A) D‹fi HEK‹M‹ ‹LE HASTA ARASINDAK‹ ‹L‹fiK‹N‹N HUKUKÎ N‹-

TEL‹⁄‹

Hukukumuzda ne hekimin, ne de difl hekiminin sorumlulu¤una ait

özel bir düzenleme bulunmaktad›r. Hekimlerin sorumlulu¤unda oldu¤u

gibi, difl hekimlerinin sorumlulu¤unda ortaya ç›kan hukukî uyuflmazl›klar

da, Borçlar Hukukunun genel nitelikteki hükümleriyle çözümlenmeye

çal›fl›lmaktad›r. Buna göre, difl hekimi ile hasta aras›nda önceden kurulmufl

geçerli bir sözleflme bulunuyorsa, sorumluluk için bu sözleflmeye

iliflkin kanunî düzenlemeler (ve Borçlar Kanununun 96 ve devam› maddeleri);

böyle bir sözleflmesel iliflki bulunmamas› durumunda ise, Borçlar

Kanununun haks›z fiile iliflkin 41 ve devam› maddeleri uygulama alan›

bulur.

Difl tedavisine bafllanmadan önce, difl hekimi ile hastan›n ayr›nt›l› bir

flekilde görüflmesi ve aralar›nda bir sözleflme iliflkisinin kurulmas›12 iflin

do¤as› gere¤i oldu¤undan, bu tedaviden kaynaklanan uyuflmazl›klar

haks›z fiile göre de¤il, sözleflmeye ayk›r›l›k esaslar›na göre çözümlenmelidir.

Türk Hukukunda, hekim ile hasta aras›nda kurulan sözleflmenin hukukî

niteli¤i hakk›nda birçok görüfl bulunmakla birlikte, bu sözleflmenin

vekâlet sözleflmesi oldu¤u gerek ö¤retide gerekse mahkeme kararlar›nda

bask›n olarak kabul edilmektedir13.

Bununla birlikte, difl hekimi ile hastas› aras›ndaki sözleflme, farkl›

bir de¤erlendirmeyi gerekli k›lmaktad›r. Gerçekten de, difl hekimlerinin

yapt›¤› tedavi, bir sonuç yaratmaya yönelik olarak görülebilir; bu aç›dan

bak›ld›¤›nda, Borçlar Kanunumuzda düzenlenen eser sözleflmesi niteli-

¤inde kabul edilmelidir. Çünkü difl hekimi, difl çekme, difl tafllar›n› temizleme,

dolgu yapma, protez difl yapma fleklinde baz› sonuçlar› yükümlen-

Amalgam Dolgu ve Sorumluluk • H. Petek 85

___________________________________________________

(11) Pfeffer/Kurz, s.236; Will/Reinhold/Schwandt/Wartensleben, s.68.

(12) Difl hekimi ile hasta aras›ndaki sözleflme herhangi bir flekle ba¤l› olmad›¤›ndan, aç›k veya z›mnî,

yaz›l› veya sözlü olabilir.

(13) Bu görüfller için bkz. Ayan, Mehmet: T›bbî Müdahalelerden Do¤an Hukukî Sorumluluk, Ankara

1991, s.51 vd. Vekâlet sözleflmesinde, bir fleyin (eserin veya sonucun) meydana getirilmesi de¤il,

belirli bir do¤rultuda çal›flma (hastaya sa¤l›¤›n› kazand›r›c› yönde özenle çal›flma) borcu

yüklenilmektedir; vekil, sonucun arzu edilen gibi gerçekleflmemesinden -kusuru bulunmad›¤› sürecemektedir.

Fakat, difl tedavisinin baflar›yla sonuçlanmas›n›n niteli¤i bak›-

m›ndan objektif olarak taahhüt edilmeye elveriflli olmamas› ve eser sözleflmesinin

eserin teslimi ile muayenesine iliflkin hükümlerinin uygulanmas›

na olanak tan›mamas›, difl tedavisinin eser sözleflmesine konu oluflturamayaca¤›,

vekâlet sözleflmesi say›lmas› gerekti¤i de kabul edilebilir14.

Bizce, difl tedavisinde, bir eser meydana getirilmesi veya bir sonucun

taahhüt edilmesi mümkünse, eser sözleflmesi hükümlerine göre de¤erlendirilmelidir;

çünkü t›p biliminin ve uygulamada yararlan›lan teknik

araçlar›n geliflmesi, difl hekiminin baz› müdahalelerde sonucu taahhüt

edebilmesine de olanak sa¤lam›flt›r. Bu tür müdahalelerde eser sözleflmesine

dayanmak, hastan›n haklar›n› daha kolay koruyabilece¤i ay›ba karfl›

tekeffül hükümlerinin uygulanmas›n› sa¤lar; böylece, hastan›n tazminat

talebinden baflka, onar›m, sözleflmeden dönme ve bedelin indirilmesi

gibi seçimlik haklar› do¤ar. Di¤er (sonucun garanti edilemeyece¤i) müdahalelerde

ise, vekâlet sözleflmesi hükümleri uygulanmal›d›r15. E¤er difl hekimi

taraf›ndan yürütülen tedavide, k›smen eser sözleflmesi k›smen de

vekâlet sözleflmesi unsurlar› bulunmaktaysa (örne¤in tedavi ve protez yap›

m› bir arada borçlan›lm›flsa), sözleflmeye vekâlet sözleflmesi hükümleri

86 ‹STANBUL BAROSU DERG‹S‹ • Cilt: 82 • Say›: 1 • Y›l 2008

___________________________________________________

(14) Tando¤an’a göre, “Her fleyden önce, maddî olmayan bir sonuç, ancak mahiyeti bak›m›ndan bir

çal›flma sonucu olarak vaad edilmeye elveriflli oldu¤u takdirde bir istisna sözleflmesinin konusunu

oluflturabilir. Bir ö¤retim, dava veya tedavide belli baflar›l› bir sonuca eriflilmesi, bu husus mahiyeti

gere¤i tart›lamayan ve yükümlülük alt›na girenin gücü d›fl›nda kalan faktörlere ba¤l› oldu¤undan,

gerçeklefltirilece¤inin önceden yükümlenilebilmesine elveriflli (versprechbar) de¤ildir. Bu yüzden özel

bir ö¤retim sözleflmesi, difllerin veya bir hastal›¤›n tedavisine, cerrahî bir ameliyata, hatta vücudun

sa¤l›¤a kavuflturulmas› ile ilgili olmayan bir estetik ameliyata iliflkin sözleflmeler istisna sözleflmesi

olarak nitelendirilemezler. Estetik ameliyat s›n›rda kalan bir hâl olmakla birlikte, onda da cerrahî

müdahalenin yüksek kiflisel karakteri ve taraflar aras›ndaki belirgin güven iliflkisi dolay›s›yla

vekâlet hükümleri uygulanmal›d›r.” (Tando¤an, Halûk: Borçlar Hukuku Özel Borç ‹liflkileri, C.2, 4.

Bask›, ‹stanbul 1989, s.21).

(15) Bir Yarg›tay karar›nda da benzer sonuca ulafl›lmaktad›r: “Eser (istisna) sözleflmelerinde, sadece bir

hizmette bulunmak de¤il, ayn› zamanda “eser” denilen olumlu-olumsuz bir sonucun taahhüdü

sözkonusudur. Sonuç gerçekleflmezse zarardan yüklenici sorumlu olur.

2- Bir hasta ile onu tedavi eden doktor ve bir avukat ile onun müvekkili aras›ndaki iliflki, vekâlet

sözleflmesinin konusunu oluflturur. Doktor, hastas›na t›bbî yard›mda ve avukat da hukukî yard›mda

bulunmay› taahhüt ederler; ancak, hastay› iyilefltirme ve davay› kazanma gibi bir sonucun

taahhüdü, vekâlet sözleflmesinde söz konusu olamaz. Hasta ölse veya dava kaybedilse dahi t›bbî

yard›mda bulunan doktor ile hukukî yard›mda bulunan avukat yapt›klar› yard›m›n karfl›l›¤› olan

ücret hak kazan›rlar ve kusurlar› d›fl›nda sorumlu olamazlar.

Eser (istisna) sözleflmelerinde ise, sadece bir hizmette bulunmak de¤il, ayn› zamanda eser denilen

olumlu-olumsuz bir sonucun taahhüdü söz konusudur. Sonuç gerçekleflmezse, meydana gelen

zarardan yüklenici sorumlu olur.

Bir difl doktorunun, kanal tedavisi de¤il de, takma difl yapmas› (protez) ifli ve bir cerrah›n

tedavi de¤il de güzellik amac›yla insan vücudu üzerindeki t›bbî müdahalesi (olay›m›zda oldu¤u gibi)

ifli, BK.n›n 355 ve devam› maddelerinde düzenlenmifl bulunan istisna (eser) sözleflmesinin

konusunu oluflturur.” 15.HD., 3.11.1999, 4007/3868 (YKD., 2000/5, s.723-724).

Görüldü¤ü gibi Yarg›tay, sonucun garanti edilebildi¤i ve bir eser ortaya konuldu¤u (takma difl

yap›lmas› -protez) hâllerde eser sözleflmesi, sonucun taahhüt edilmeyip sadece tedavinin üstlenildi¤i

(kanal tedavisi gibi) hâllerse ise vekâlet sözleflmesi bulundu¤u fikrindedir. Bu görüflten hareketle,

kanaatimizce, amalgam dolgu yap›lmas›, bir sonuç garanti edildi¤i ve difl hekimi el becerisini de

ortaya koyarak (bir bak›ma sanatç› gibi) bir eser yaratt›¤› için, eser sözleflmesi olarak

nitelendirilmelidir.

uygulanmal›d›r. Çünkü böyle bir sözleflmede as›l edim hastal›¤›n tedavisi

olup, protez, bu amac›n elde edilmesi bak›m›ndan bir araç niteli¤indedir.

Bu sebeple, protez yap›m›na iliflkin edime de, as›l edimin tâbi oldu¤u

hükümler uygulanmal›d›r16.

Alman Hukukunda, difl hekimi ile hasta aras›ndaki hukukî iliflki,

hizmet sözleflmesi olarak nitelendirilmektedir17. Bu iliflkinin vekalet sözleflmesi

olarak nitelendirilmemesi, - Türk Hukukundan farkl› olarak- Alman

Hukukunda vekalet sözleflmesinin ancak ivazs›z olabilmesi yüzündendir;

bu sebeple, ivazl› olmas› gereken hizmet sözleflmesi niteli¤inde

görülmektedir. Difl protezi yap›lmas›, dolgu yap›lmas› veya difl tafl› temizlenmesi

gibi faaliyetler olsa bile, eser sözleflmesi olarak de¤erlendirilmemektedir.

Çünkü bu hâllerde de, difl hekimi bir sonucu garanti etmemektedir;

difl hekiminin hâkimiyet alan› d›fl›ndaki insan vücudunun herhangi

bir reaksiyonu, yap›lan tedavinin baflar›l› sonuçlanmas›n› engelleyebilir18.

Sözleflme iliflkisinin hizmet sözleflmesi olarak nitelendirilmesi, tedavinin

herhangi bir nedenle baflar›ya ulaflmamas› hâlinde, difl hekiminin

bir sonucu ortaya koydu¤unu ispatlayarak sorumluluktan kurtulmas›n›

da engeller. Alman Federal Mahkemesi de, difl protezi yap›lmas›na yönelik

iliflkiyi, hizmet sözleflmesi olarak nitelendirmifltir. Difl hekimi bu hâlde,

protez yap›lan difli kurtarmay› garanti etmemekte, difl hekimli¤inin

genel kabul görmüfl bilimsel esaslar›na uymay› ve uygun malzeme kullanmay›

taahhüt etmektedir19.

Amalgam Dolgu ve Sorumluluk • H. Petek 87

___________________________________________________

(16) Bu konudaki di¤er görüfller için bkz. Ayan, s.52-53. Örne¤in Tando¤an (s.72), bu tür sözleflmelerin,

kanunun çeflitli sözleflme tiplerinde öngördü¤ü unsurlar›n kanunun öngörmedi¤i bir tarzda bir araya

gelmesiyle oluflan karma sözleflmelerden, kombine akitlere dâhil oldu¤u görüflündedir. Bu sözleflme

türünde, taraflardan birinin edimi birden fazla sözleflmeye iliflkin hükümler içermekte, di¤er taraf ise

sadece bir edim (genellikle para ödemeyi) yükümlenmektedir. Bu sözleflmelerden kaynaklanan

uyuflmazl›klar›n nas›l çözümlenece¤ine iliflkin farkl› görüfller bulunmakla birlikte, genel olarak kabul

edilen, yaratma (k›yas) kuram›n› uygulayarak sorunun çözümlenmesidir. Bu kurama göre, karma

sözleflmeler kanunla düzenlenmedi¤i için bu sözleflmelere herhangi bir kanun hükmü do¤rudan de¤il,

k›yasen uygulanmal›d›r. Hâkim, gerekti¤inde taraf iradelerine ve menfaatlerine göre çeflitli tiplere ait

unsurlar› ba¤daflt›rmal›, gerekti¤inde sadece bir tipe ait unsurlar uygulanmal› ya da genel hükümlere

baflvurulmal›; bu flekilde sonuca var›lamazsa, kendisi Medenî Kanunun 1. maddesine göre kural

koymal›d›r. Bu konuda bkz. Tando¤an, Halûk: Borçlar Hukuku Özel Borç ‹liflkileri, C.I/1, 6. Bask›,

‹stanbul 1990, s.69 vd.

(17) Könning, Angela: Zur Rechtsnatur des Zahnarztvertrages, VersR 1989, s.223 vd.; Deutsch, Erwin:

Die Haftung des Zahnarztes bei der zahnärztlichen Behandlung, VersR 1983, s.994; Schinnenburg,

s.185; Deutsch, Erwin / Spickhof, Anderas: Medizinrecht, 5. Auflage, Berlin 2003, s.178, kn.281;

BGH, VersR 1975, s.347; LG Karlsruhe, NJW-RR 1996, s.755.

(18) Difl hekimi ile difl teknisyeni (laboratuar) aras›nda ise, eser sözleflmesi mevcuttur. Çünkü difl

teknisyeni aralar›ndaki iliflkiye göre, uygun flekildeki sonucu (protezi) difl hekimine teslim etme borcu

alt›ndad›r. Hasta ile difl teknisyeni aras›nda herhangi bir sözleflme iliflkisi bulunmamaktad›r; ancak,

difl hekimi ile difl teknisyeni aras›ndaki sözleflmeden, üçüncü kifliyi koruyucu etkili sözleflme

kapsam›nda, hastan›n da taleplerde bulunmas› mümkün olabilir. Fakat hastan›n do¤rudan difl

teknisyenine baflvurmas› yerine, difl hekimine karfl›, protezin teknik (protezin türü ve büyüklü¤ü,

içeri¤i, rengi vs.) aç›dan hatal› imali sebebiyle eser sözleflmesi hükümlerine göre talepte bulunmas›

daha uygundur (Schinnenburg, s.186); Könning, s.229; Deutsch, s.994; Deutsch/Spickhof,

s.179, kn.281. Ayr›ca bkz. BGH, VersR 1975, s.347; LG Karlsruhe, NJW-RR 1996, s.755).

(19) BGH, VersR 1975, s.347-348. Benzer bir karar için bkz. LG Karlsruhe, NJW-RR 1996, s.755 vd.

B) AMALGAM DOLGU SEBEB‹YLE HUKUKÎ SORUMLULUK

Difl hekimi ile hasta aras›ndaki iliflkiden, amalgam dolgu kullan›lmas›

sebebiyle difl hekimi aleyhine bir sorumlulu¤un do¤abilmesi için, difl

hekiminin sözleflmeye ayk›r› kusurlu bir davran›fl›n›n bulunmas›, bunun

sonucunda hastan›n bir zarara u¤ramas› ve davran›fl ile zarar aras›nda

uygun nedensellik ba¤›n›n olmas› koflulunun gerçekleflmesi gerekir.

Bu konuda Türk mahkeme kararlar›na yans›yan bir karar henüz bulunmamakla

birlikte, Alman Hukukunda difl hekimleri, -bilimsel bir kesinlik

bulunmamas›na ra¤men-hastalar›n›n difllerine uygulad›klar› amalgam

dolgunun sebep olabilece¤i (veya sebep oldu¤u iddia edilen) zararlar yüzünden

maddî ve manevî tazminat talepleriyle karfl› karfl›yad›r. Almanya’da bu

konuda baz› davalar da aç›lmas›na karfl›n, hepsi reddedilmifltir20.

Bu davalarda mahkemeler öncelikle, amalgam dolgu kullan›lmas›n›n

bir tedavi hatas› olup olmad›¤›n› incelemifltir. Her ne kadar amalgam dolgularda

yüksek miktarda c›va bulunmas›na ra¤men, bunun sa¤l›¤a zarar

verecek derecede tehlike tafl›mad›¤›na hükmedilmifltir; söz konusu c›va

miktar›, güncel bilimsel veriler ›fl›¤›nda, toksikolojik tehlike tafl›mas› için

gerekli s›n›rlar›n alt›nda kalmaktad›r. Resmî makamlarca belirtilen tedavi

flekilleri aras›nda bu tür tedaviye de yer verilmesi, difl hekimlerinin herhangi

bir tedavi hatas›n›n bulunmad›¤›n› göstermektedir. Resmî makamlar›

n, çocuklarda veya hamilelerde gerekli olmad›¤› takdirde amalgam

dolgu kullan›lmamas› yönündeki tavsiyeleri, sadece tedbir niteli¤i tafl›-

maktad›r; böyle bir flüphe, amalgam dolgunun sa¤l›¤a zararl› oldu¤unu

ve bu sebeple difl hekiminin tedavi hatas› yüzünden sorumlulu¤unu kabul

etmeye yeterli de¤ildir21.

Bununla birlikte, difl hekiminin ayd›nlatma yükümlülü¤ünü ihlal etti¤

i kanaatine var›ld›¤›nda, böyle bir sorumluluk söz konusu olabilir. Di-

¤er tüm t›bbi müdahalelerde oldu¤u gibi, difl hekimi de, hastas›n›n r›zas›

olmadan tedaviye bafllayamaz. R›za ise, hastan›n neye r›za verdi¤ini

gerçekten bilmesi hâlinde geçerlidir; bunun için de hastan›n gerekti¤i ölçüde

ayd›nlat›lmas› gerekmektedir. Sadece yeterince bilgilendirilen hasta,

önerilen tedaviye raz› olup olmama konusunda serbest iradesiyle karar

verebilir (bilgilendirilmifl r›za, ayd›nlat›lm›fl onam). Bir t›bbî müdahalenin

olumlu ve olumsuz yönlerini bilmeden r›za gösteren hasta, kendi

serbest iradesiyle karar vermifl say›lmaz. Serbest iradeye dayanan r›za,

88 ‹STANBUL BAROSU DERG‹S‹ • Cilt: 82 • Say›: 1 • Y›l 2008

___________________________________________________

(20) Bu davalar için bkz. Pfeffer/Kurz, s.236, dn.9. Baz› davalar ise, sigorta flirketlerine karfl› aç›lm›flt›; bu

davalarda, amalgam dolgunun hastada alerjik reaksiyona sebep olmas› veya hastan›n sa¤l›¤›na zarar

verece¤i endiflesi yüzünden, kompozit dolguyla de¤ifltirilmesi için yap›lan ifllemin hastal›k sigortas›ndan

karfl›lanmas› söz konusuydu; bu tür davalar mahkemelerce kabul edilmifltir. Bu davalar hakk›nda bkz.

Koch, Wolfgang Heinrich / Weitz, Martin: Amalgam: Toxikologische Unbedenklichkeit des

Füllungswerkstoffs vor Gerichten widerlegt, MedR 1998, s.551-552. Ancak kabul edilen bu davalar,

amalgam dolgular›n sa¤l›¤a zararlar›n›n mahkeme kararlar›nda da kabul edildi¤i fleklinde

yorumlanmamal›d›r. Çünkü bu davalarda, sigorta flirketi ile hasta aras›ndaki iliflki gere¤i (sigorta sözleflmesi

kapsam›nda) bir yorum yap›lm›fl ve sigorta flirketinin, dolgu de¤ifltirme masraf›n› karfl›lamas› gerekti¤ine

hükmedilmifltir. Bu konuda bkz. Pfeffer/Kurz, s.237.

(21) Pfeffer/Kurz, s.236.

gerçeklefltirilecek t›bbî müdahalenin hukuka uygunlu¤unu sa¤layaca¤›

için büyük önem tafl›maktad›r22. Hastan›n t›bbî müdahaleye r›za göstermesi,

temelini Anayasam›z›n 17. ve Medenî Kanunumuzun 24. maddelerinde

bulan “kendi gelece¤ini bizzat belirleme hakk›”n›n (Selbstbestimmungsrecht)

bir uzant›s›d›r; her t›bbî müdahale, hastan›n aç›k ya da örtülü

iradesine uygun olmal›d›r. Yeterli flekilde ayd›nlat›lmad›¤› için hastan›

n r›zas› geçerli kabul edilemezse, usulüne uygun flekilde icra edilmifl

olsa bile, t›bbî müdahale hem sözleflmeye ve hem de hukuka ayk›r› olur;

bu durumda, difl hekimi, tedavinin olumsuz bir sonucu için herhangi bir

kusuru bulunmasa dahi -hastay› ayd›nlatmamas› yeterli bir kusur say›-

larak- sorumlu tutulur23.

Ayd›nlatma yap›l›rken “ortalama bir insan (hasta)” esas al›nmakla

birlikte, hastan›n aç›kça görülebilir sübjektif özellikleri de göz ard› edilmemelidir.

Difl hekimi, hastan›n e¤itimini, yafl›n›, zekâ seviyesini ve tedavinin

gidiflat›ndan edindi¤i tecrübeleri dikkate alarak, somut olaydaki bu

nitelik ve flartlara sahip makul ve ortalama bir insan›n bekleyebilece¤i ayd›

nlatmay› yapmal›d›r24.

E¤er hastan›n c›vaya alerjisi varsa veya -kesin bilimsel bulgular olmamakla

birlikte- amalgam dolgu hakk›ndaki flüpheler kendisine aktar›

ld›¤›nda, bu tür dolgunun kendisinde kullan›lmamas›n› isteyecektiyse25,

difl hekiminin hastas›n› bu yönde ayd›nlatmamas›, tedavi hatas›

kapsam›nda de¤erlendirilir26. Hastan›n alerjisi olmas› hâlinde maddî bir

zarar ortaya ç›kmas›na ra¤men, di¤er hâlde -hastan›n tedirgin olmas›,

zehirlenebilece¤ini ve zarara u¤rayabilece¤ini düflünmesi, korku içinde

Amalgam Dolgu ve Sorumluluk • H. Petek 89

___________________________________________________

(22) Deutsch, s.995; Schinnenburg, s.186. Difl hekiminin ayd›nlatma yükümlülü¤ü hakk›nda genifl bilgi için

bkz. Stöhr, Karlheinz: Aufklärungspflichten in der Zahnheilkunde, MedR 2004, s.156 vd.;

Deutsch/Spickhof, s.179-180, kn.286; LG Karlsruhe, NJW-RR 1996, s.756; OLG Koblenz, NJW 1999,

s.3420.

(23) Ayan, s.71, 73.

(24) Ayan, s.75-76, 84.

(25) Almanya’da, eflinin amalgam dolgu yapt›rd›ktan bir sene sonra (c›va zehirlenmesi yüzünden) öldü¤ü

iddias›yla dava açan davac›, eflinin sa¤l›¤›na düflkün birisi oldu¤unu, e¤er difl hekimi taraf›ndan amalgam

dolgunun sa¤l›¤a zarar verdi¤i yönündeki iddialar hakk›nda ayd›nlat›lm›fl olsayd›, kesinlikle bu dolguyu

yapt›rmayaca¤›n› belirterek, tazminat talebinde bulunmufltur. Fakat eflinin ölümüne amalgam dolgunun

sebep oldu¤unu ispatlayamad›¤›ndan, davay› kaybetmifltir. OLG Koblenz, NJW 1999, s.3419.

(26) Augsburg Eyalet Mahkemesinin bir karar›na göre, amalgam dolgunun kullan›lmas›yla ba¤lant›l› muhtemel

tehlikeler hakk›nda hastan›n ayd›nlat›lmas›, bu tehlikelerin ancak t›p biliminin verilerine göre kabul edilmesi

hâlinde söz konusudur. Fakat amalgam dolgunun insan sa¤l›¤›na zarar verdi¤i, tehlike tafl›d›¤› yönünde

herhangi bir t›bbi kesinlik bulunmamakta; sadece bu yönde -t›p bilimi d›fl›nda, ispatlanamam›fl- söylentiler

bulunmaktad›r. Bu sebeple, difl hekiminin, amalgam dolgu hakk›nda hastay› ayd›nlatma yükümlülü¤ü

mevcut de¤ildir (VersR 1994, s.1478).

Kanaatimizce, bu kararda isabetli bir sonuca var›lmam›flt›r. Hasta Haklar› Yönetmeli¤inin 5. maddesinin (a)

bendinde, sa¤l›k ?Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hâli” olarak tan›mlanmaktad›r. Amalgam

hakk›ndaki söylentileri, kendisine dolgu yap›lmas›ndan sonra ö¤renen hastan›n, psikolojik iyilik hâli

bozulabilir; bu da sa¤l›¤›n›n bozulmas› anlam›na gelir. Hekimin de, hastan›n sa¤l›¤›n›n bozulmas›n›

önleyecek her konuda onu ayd›nlatmas› gerekmektedir; aksi hâlde, tedavi hatas› sebebiyle sorumlulu¤u söz

konusudur. Ayr›ca, difl hekiminin, hastaya, amalgam dolguya r›za gösterip göstermeme konusundaki

karar›n› etkileyebilecek her fleyi bildirmesi gereklili¤i de, ayd›nlatma yükümlülü¤ünün kapsam›nda kabul

edilmelidir. Gerçekten de tedavide rastlanmas› mümkün, hafif ve geçici zarar tehlikeleri yan›nda,

gerçekleflmesi olas›l›¤› son derece az olan ya da müdahaleden önce öngörülmesi imkâns›z veya t›p bilimince

yaflamas› fleklinde- sadece manevî bir zarar söz konusudur. Bu gibi hâllerde

amalgam dolgunun sökülmesi gerekmektedir; fakat sökülme s›ras›

nda da hastan›n zarar görmesi (c›va buhar›ndan etkilenmesi veya sökülen

dolgu parçalar›n› yutmas›) mümkündür27. Bütün bunlar›n yaflanmamas›

için, difl hekiminin üzerine düflen ayd›nlatma yükümlülü¤ünü

yerine getirmesi, amalgam dolgu hakk›ndaki iddialar› ve flüpheleri hastan›

na objektif bir flekilde aç›klamas› ve alternatif tedavi imkanlar›n›

(dolgu malzemelerini) belirtmesi gerekmektedir28. Böyle bir ayd›nlatmaya

ra¤men, hasta hâlâ amalgam dolgu kullan›lmas›n› talep ediyorsa, daha

sonra ortaya ç›kabilecek zararlardan art›k difl hekiminin sorumlulu¤u

söz konusu de¤ildir.

Genel hukuk kural›na göre, bir iddian›n sahibi, iddias›n› ispatla yükümlü

oldu¤undan (TMK m. 6), ayd›nlat›lmaks›z›n r›zas›n›n al›nd›¤›n›

söyleyen hasta, bu iddias›n› ispatlamal›d›r. Fakat hasta-hekim iliflkisinde

güçsüz taraf›n hasta oldu¤u dikkate al›nd›¤›nda, ispat›n difl hekimine

yüklenmesi (ispat yükünün tersine çevrilmesi) uygundur29. Bu sebeple

hastan›n ayd›nlat›larak r›zas›n›n al›nd›¤›n› ispat yükü, difl hekiminin

üzerindedir. Fakat di¤er t›bbi müdahalelerde hasta genellikle ayd›nlat›lmas›

na ve imzas›n› tafl›yan r›za beyan› al›nmas›na ra¤men, difl tedavilerinde

bu yola çok nadir baflvurulmaktad›r. Bu belki de, difl tedavilerinin

yap›s›ndan kaynaklanmaktad›r; hasta tedaviye genel olarak r›za gösterdikten

sonra, tedavinin devam› s›ras›nda difl hekimi taraf›ndan ayd›nlat›

larak, bir sonraki aflama hakk›nda da r›zas› al›nmaktad›r. Bundan da,

hastan›n, yap›lan tüm tedaviye r›zas›n›n bulundu¤u sonucu ç›kart›labilir30.

Fakat kanaatimizce, bu flekilde bir yorum yaparak, amalgam dolgu

kullan›lmas› konusunda difl hekiminin ayd›nlatma yükümlülü¤ünü yerine

getirdi¤ini kabul etmek mümkün de¤ildir. Çünkü amalgam dolgu kullan›

lmas›, tedavinin gidiflat›na göre hastaya aç›klanmas› gereken bir olgu

de¤ildir; hasta bu konuda bafltan ayd›nlat›lmal›, hatta sa¤l›kl› düflünebil-

90 ‹STANBUL BAROSU DERG‹S‹ • Cilt: 82 • Say›: 1 • Y›l 2008

___________________________________________________

(27) Amalgam dolgular›n sökülmesi s›ras›nda, hastan›n zarar görmesini (c›va buhar›ndan etkilenmesini,

dolgu parçalar›n› yutmas›n›) engelleyecek güvenlik tedbirleri al›nmal›d›r (Deutsch/Spickhof, s.179,

kn.284).

(28) Pfeffer/Kurz, s.236; Schinnenburg, s.187; OLG Koblenz, NJW 1999, s.3420. Difl hekiminin,

alternatif dolgu imkânlar› konusunda hastas›n› ayd›nlat›rken, söz konusu alternatiflerin maliyeti

konusunda da ayd›nlatmas› gerekmektedir. Örne¤in alternatif olarak görülen kompozit dolgunun,

amalgam dolguya göre daha pahal› oldu¤u bilinmektedir. Bu durumda hastaya flu seçenek

sunulmaktad›r: Zarar› oldu¤u yönünde bilimsel bir kesinlik olmamakla birlikte flüpheler bulunan,

daha uzun süre dayanan ve daha ekonomik olan amalgam dolgu mu, yoksa k›sa süre dayanan ve

daha pahal› olan ve yine zararl› baz› etkileri bulunan kompozit dolgu mu?

(29) “... muayenenin muhtemel sonuçlar›, riski davac›ya bildirilmemifltir. Bu yönün ispat› daval› doktora

düfler. ... daval› hekim, ayd›nlatma görevini yerine getirdi¤ini, bütün veri ve sonuçlar› t›p bilimine

uygun olarak davac›n›n anlayaca¤› biçimde bildirdi¤ini iddia ve ispat etmedi¤ine göre meydana

gelen ... zararl› sonuçtan sorumludur.” 4.HD., 7.3.1977, E.1976/6297, K.1977/2541 (YKD., 1978/6,

s.909).

(30) Deutsch, s.995.

mesi için yeterli bir zaman da tan›nmal›d›r31. Dolay›s›yla, amalgam dolgu

konusunda hastas›n› ayd›nlatt›¤›n› ispatlayamayan difl hekimi, ortaya ç›-

kan zarar› tazmin etmelidir.

Difl hekiminin sorumlu tutulabilmesi için, hastan›n, özellikle uygun

nedensellik ba¤›n› ispat edebilmesi de büyük güçlük arzetmektedir. Gerçekten

de hasta, kendisine uygulanan amalgam dolgu yüzünden bir zarara

u¤rad›¤›n› ve bu zarar›n amalgam dolgudan kaynakland›¤›n› ispat

etmelidir. Bu konuda, t›bbi bilirkiflilerin yard›m›na baflvurulmal›d›r. Fakat

her tedavide ortaya ç›kmas› muhtemel riskler oldu¤undan, amalgam

tedavisinde de baz› tehlikeler ve zararlar ortaya ç›kabilir. Dolay›s›yla hasta,

maruz kald›¤› zarar›n difl hekiminden tazmin edilmesi gerekti¤ini de

ortaya koymal›d›r. Gerçekten de, amalgam dolgu yap›lmas›ndan sonra

hastan›n vücudunda c›va miktar› normalin üzerinde ç›kabilir; fakat bu

c›van›n bir zarara sebep oldu¤unu da hastan›n ispatlamas› gerekmektedir32.

Daha önce de belirtildi¤i üzere, günümüz t›p bilimi verileri, amalgam

dolgunun insan sa¤l›¤›na zarar verdi¤ini kesin bir flekilde ortaya koyamamaktad›

r. Bu sebeple, hastan›n nedensellik ba¤›n› ispatlamas›

mümkün gözükmemektedir. Buna ra¤men, amalgam dolgusu olan hastan›

n vücudunda afl›r› miktarda c›va bulundu¤unu, bunun sebebinin

amalgam dolgu oldu¤unu ve bu c›va miktar›n›n belirli zararlara yol açt›-

¤›n› ispatlamas› hâlinde, maddî ve manevî tazminat talebinde bulunmas›

kuflkusuz olas›d›r.

Difl hekimine karfl› aç›lacak maddî ve manevî tazminat davas›, sözleflmenin

icra olundu¤u (tedavinin yap›ld›¤›) veya daval›n›n ya da vekilinin

dava zaman›nda orada bulunmas› flart›yla sözleflmenin yap›ld›¤› yerdeki

(HUMK m. 10) veya daval›n›n yerleflim yerindeki genel yetkili mahkemede

(HUMK m. 9/I) ya da kiflilik haklar›n›n ihlâline de sebep olundu-

¤undan Medenî Kanunun 25. maddesine göre davac›n›n kendi yerleflim

yeri mahkemesinde, (davan›n aç›ld›¤› tarihteki de¤erine göre asliye veya

sulh hukuk mahkemesinde) aç›l›r. Bu davalar, Borçlar Kanununun 125.

maddesinde belirtildi¤i flekilde on y›lda zamanafl›m›na u¤rar.

SONUÇ

Difl hekimi ile hasta aras›ndaki sözleflme, bir eser yarat›ld›¤› ve sonucun

garanti edilebildi¤i hâllerde eser sözleflmesi; sadece tedavinin yükümlenildi¤

i hâllerde ise, vekâlet sözleflmesi olarak nitelendirilmelidir.

Amalgam dolgu yap›lmas›, bir sonuç garanti edildi¤i ve bir eser ortaya konuldu¤

u için, eser sözleflmesi olarak de¤erlendirilmelidir.

Her ne kadar amalgam difl dolgusunun sa¤l›¤a zarar verdi¤i yönünde

baz› iddialar ortaya at›lm›flsa da, bunlar›n do¤rulu¤u t›p bilimince he-

Amalgam Dolgu ve Sorumluluk • H. Petek 91

___________________________________________________

(31) Ayd›nlatma, hastan›n bask› alt›nda kalmadan, özgürce karar verebilece¤i ve bu flekilde kendi

gelece¤ini belirleme hakk›n› gere¤i gibi kullanabilece¤i uygun bir zamanda gerçeklefltirilmelidir

(Stöhr, s.160); Ayan, s.83.

(32) Pfeffer/Kurz, s.236-237.

nüz ispatlanamam›flt›r. Bu sebeple, amalgam dolgudan, beyin hücrelerinin

zarar gördü¤ünü, sinirlilik, bafl dönmesi, bafl a¤r›s›, halsizlik, k›s›rl›

k, böbrek rahats›zl›klar›, haf›za kayb›, uykusuzluk, depresyon, saç dökülmesi,

romatizma ve eklem iltihab›, ifltahs›zl›k, s›k s›k gribal enfeksiyonlara

yakalanma, sinüzit, Alzheimer, MS, Parkinson gibi rahats›zl›klara

u¤rayarak zarar gördü¤ünü iddia eden hastalar, sahip olduklar› bu rahats›

zl›klara amalgam dolgunun sebep oldu¤unu ispatlayamamaktad›r.

Dolay›s›yla, maddî ve/veya manevî tazminat talepleri mahkemelerce kabul

edilmemektedir.

Bununla birlikte, difl hekiminin amalgam dolgu hakk›ndaki iddialar

konusunda hastas›n› ayd›nlatmamas›, gerek amalgama alerjisi oldu¤u

için vücudu de¤iflik flekillerde reaksiyon gösterip rahats›zlanan hastalar›

n, gerekse -alerjisi olmamas›na ra¤men- amalgam hakk›ndaki iddialardan

sonradan haberdar olup tedirgin olan, zehirlenebilece¤ini ve zarara

u¤rayabilece¤ini düflünen, korku içinde yaflayan hastalar›n, amalgam

dolgular›n› (gerekli güvenlik tedbirlerini alarak) ücretsiz sökmesi ve yerlerine

daha güvenilir dolgular› (amalgam dolguyla aras›ndaki fiyat fark›n›

alarak) uygulamas› sonucunu do¤urur. Her iki hâlde de, hastalar›n u¤rad›

klar› manevî zararlar için tazminat talep etmeleri de olas›d›r.

92 ‹STANBUL BAROSU DERG‹S‹ • Cilt: 82 • Say›: 1 • Y›l 2008